SiberKültür 101: Internet kültürü, web dedikoduları ve web tasarımı ve geliştirme konusundaki tüm açlığınızı giderir.
Microsoft dünyayı etiketliyor
Sanal dünyanın dışında etiketlemek ne demek dersem, büyük bir çoğunluğun aklına barkodlar gelmez eminim ki. Çünkü barkodları sadece fiyat, ürün bilgisi girmek için kullanıldığını düşünürüz. Ancak barkodlar bir tür etiketleme sistemidir ve içinde farklı bilgiler de barındırabilir, isminiz gibi.
QR KoduAncak barkodun yetersizliği yeni barkod türlerinin keşfine itti insanoğlunu. QR (Quick Response), bunun bir örneği. QR, bir japon kuruluş tarafından 94 yılında geliştirilmiş. Halen Japonya'da sıklıkla kullanılıyor. QR kodları barkodun aksine tahmin edebileceğiniz gibi daha çok veri saklayabiliyor. Buna ürünün bilgilerinin yanında, üreticinin web sitesi gibi bilgiler de dahil. En büyük farkı ise, barkod okuyucuların aksina özel cihazların dışında mobil cihazlar tarafından da okunabiliyor olması.
Örneğin cep telefonunuzdan bir QR kodu okutup, anında Internette ilgili sayfaya gidebiliyorsunuz.
Ancak QR kodların da bir dezavantajı var. Bu da daha çok veri saklamak istediğinizde QR kod üzerindeki çizgilerin daha küçülmesinin gerekmesi.
MS TagMicrosoft Tag ise tüm bunlara daha gelişmiş bir çözüm getiriyor. Microsoft mobil etiketleme kavramı dahilinde, Microsoft Tag siyah beyazın dışında renkleri de kullanıyor. İşin içine renklerin girmesi daha çok olasılığı, haliyle daha çok verinin daha rahat sığmasını sağlıyor. QR kodun bir mobil cihazda okunması için mobil cihazın kamerasının makro çekimi iyi başarması gerekiyor. Ancak iPhone gibi cihazlar yetersiz kamera performansında QR'ı verimli yorumlayamıyorlar.
Microsoft Tag ise makro çekime ihtiyaç duymadan, daha kötü koşullarda daha iyi performans sergileyebiliyor.
Mobil etiketlemenin kullanım alanlarını sınırlamayın. QR ve Microsoft Tag gibi teknolojiler sayesinde dilediğiniz şey hakkında çabucak daha çok bilgi alabileceksiniz. Örneğin bir kitabın kodundan anında Internetteki yorumlara ulaşmak, konser afişindeki koddan konser biletini satın alabilmek veya bir bilgisayar donanımının kutusundaki koddan o donanımın bilgisayarınıza uygun olup olmadığını anında anlamak gibi.
Son olarak Microsoft Tag teknolojisini dünyada ilk defa kullanan derginin de bir Türk dergisi olduğunu paylaşmakta fayda var. Bu dergi LOG dergisi.
- 3 yorum
Microsoft'tan bedava alanadı ve barındırma hizmeti
CNet bu habere çok güzel bir şekilde giriş yapmış: Microsoft ve bedava kelimelerini yan yana görmeye alışık değiliz ama...
Microsoft, Office Live Small Business kapsamında küçük ve orta ölçekli firmalara (kişisel de olabilir sanıyorum) bir senelik .com, .net, .org veya .info uzantılı alanadı, 500Mb barındırma hizmeti ve 100 adet eposta hesabı veriyor. Ayrıca hesaba site yaratma ve raporlama araçları da dahil.
Eğer halen bir yere bağlı değilseniz bu servisi denemek için durmayın derim. Ücretsiz bir sene sonunda, senelik $14.95 kadar bir ücret ödüyorsunuz. Ancak sistemde minik bir gezinti yaptığımda, servisin oldukça son kullanıcıya yönelik olduğunu, gelişmiş araçlar beklememeniz gerektiğini söylemeliyim.
Minik bir ipucu: bir web sitesi olarak kullanmak zorunda değilsiniz. Varolan websitenizdeki dosyalarınız için barındırma hizmeti olarak da kullanabilirsiniz.
KOJAX, AJAX'a kardeş mi geliyor?
Günün 3. Microsoft haberi de bu olsun. Microsoft'un yeni ürünlerinde isim seçimi sanırım pek başarılı değil. Açıkcası ne Kumo, ne Boku ne de Kojax hoşuma gitmedi.
Ama konumuz isim değil, konumuz Kojax'ın ne olduğu. Kojax, tamamen esinlendiği ismi Ajax mantığında çalışan, Microsoft'un yeni mobil geliştirme platformu. Mantığı Ajax'a çok benzediği için Kojax olarak adlandırılmış. Microsoft Visual Studio araçları ve biraz da JavaScript ile Ajax mantığında uygulamalar geliştirmeniz için yaratılmış.
Açıkcası bu özellikler bana daha çok Silverlight mantığında geldi. Biliyorsunuz Silverlight'da JavaScript ile uygulama geliştirebiliyorsunuz. Java destekli telefonlarda Kojax sayesinde geliştirebileceğimiz mobil uygulamalar hepimizin beklediği gibi iPhone uygulamaları gibi olabilecek. Örneğin fotoğraf paylaşım uygulaması, grup mesajlaşma servisi veya çevirimiçi ödemeleriniz için sanal bir cüzdan gibi...
Geliştirilen uygulamalar için gelir kapısı ise, uygulamanın satılması veya reklam modeli şeklinde düşünülüyor.
Henüz daha fazla detay verilmeyen bu haberle ilgili bulabildiğim detaylar bu kadar. Ancak bu kadarı bile heyecanlandırıyor. Bakalım mobil uygulamalar arasında Microsoft yerini nasıl alacak.
Microsoft telefonu olmadan olur mu?
Apple telefon piyasasında, Google G1 ile girişi yaptı, sıra tabi ki de Microsoft'da. Daha önceden bir dedikodu halinde duyulan fakat unutulan Microsoft telefonu haberleri yeniden alevlendi.
Önceleri Microsoft'un iPod'u Zune, telefon olacak mı deniyordu. Şimdilerde ise Microsoft'un Nvidia'nın Tegra yapısını kullanarak bir telefon çıkartacağı söyleniyor. Üstelik bugünden çok ileri bir tarih için de değil; 3 ay sonra bu aleti görebiliriz.
Tabi Microsoft'u az çok tanıyınca bazı tahminlerde bulunmak çok da zor olmuyor. Mesela yeni cihazın Zune ile uyumlu olacağını ve Windows Mobile ile geleceği gibi. Nvidia tarafında da ne kadar güçlü bir donanım sağlayıcısı olduğunu biliyoruz, dolayısıyla Microsoft'un telefonunun içinin de güçlü olacağını söyleyebiliriz.
Microsoft, bu dedikoduları ne doğruladı ne de yalanladı. Ancak haberin kaynakları kendilerine oldukça güveniyorlar ve 3 ay sonra 3GSMA'da bu cihazı görebileceğimizi söylüyorlar.
Kumo
Birkac ay once Mary Jo Foley Microsoft Live Search ile ilgili yeni marka arayislari icerisinde olundugunu bildirmisti okuyucularina. Buna iceriden alinmis bir haber diyebilirsiniz tabi. Birazcik ustu kapali olsa da, Kevin Johnson ile yapilmis olan roportaji izlemenizi tavsiye ederim. Kevin Johnson herhangi bir renk vermese de, iyilestirmelerden ziyade Microsoft' un en onemli gundem maddelerinden birtanesi LiveSearch Rebranding ve onlerinde duran uc onemli isim; Bing, Hook ve Kumo
Mary Jo' nun konu ile ilgili haberini yazdigi donem, bilindigi uzere Microsoft' un Yahoo! hisselerine talip oldugu doneme es zamanlar. Bu haberlerin ciktigi gunlerde, bilinen ve Microsoft' un icinden gelen haberler "Live Search' un daha kullanici dostu, daha sevimli olmasi icin birseylerin yapilmasi gerektigi..." yonundeydi ki konu ile birebir ortusen sey, kesinlikle Yahoo!' nun satin alinmasi ile ortusuyordu. Yang kabul etmedi ve gectigimiz gunlerde istifasini da acikladi(Yahoo!' nun cokusu basli basina bir haber konusu ya, neyse.)
Yahoo!' yu alamayan Microsoft, Bing uzerinde durdu. Avusturyali bir sirket ama vazgecti bing' ten. Hook bir arkadaslik sitesi idi, kapandi. Fakat Microsoft bu siteyi de bunyesine katmadi. Seceneklerimizin sonuncusu olan Kumo.com ise tahmin edebileceginiz gibi Microsoft tarafindan satin alindi bile.
Bir rüya gibi geldi geçti: Microsoft & Webkit
Webkit, benim pek bir sevdiğim Safari ve Chrome'un alt yapısını oluşturan tarayıcı mimarisi, geçenlerde Microsoft'un CEO'su Steve Ballmer tarafından ilgi çekici olarak yorumlanmıştı.
E doğal olarak yüreklerimiz hopladı, acaba Microsoft tüm dertlerini bir kenara koyup adam gibi bir tarayıcı mimarisini, Webkit'i mi tercih edecek diye. İlgiliyizden öte "düşünebiliriz" diye bir söylemde de bulununca webcilerin gözleri parladı, içini umut kapladı. Düşünsenize, artık IE için saç baş yolmaya gerek kalmayacaktı. Hatta neredeyse artık tarayıcı derdi diye birşey kalmayacaktı ki...
Ballmer yine açıklama yaptı ve Webkit ile ilgili öyle bir düşünceleri olmadığını söyledi. Hevesimiz kursağımızda kaldı, gerçek hayata geri döndük.
Elveda Windows 3.xx
PC camiasında bir efsane sayılabilecek işletim sistemi olan Windows 3.xx artık resmi olarak emekliye ayrılmış. 1990'ların başında kullanmaya başladığımız işletim sistemi garip ama bu zamana kadar halen lisanslanabiliyormuş.
Kasım 1 itibariyle Microsoft, artık yeni lisans vermeyeceğini açıkladı. Windows 3.xx serisi aslında PC'lerde bir dönüm noktası diyebiliriz çünkü ilk grafiksel arayüze kavuştuğumuz işletim sistemiydi kendisi. Farelerin gerçekten anlam kazandığı, Dos uygulamalarıyla uyumu ve arayüzüyle bizi etkileyen ilk işletim sistemi (Mac ayrı bir yazı konusu).
Windows 3.11 yanılmıyorsam 7 disket ile geliyordu. O garip ve ürkünç disket sürücüsü sesiyle beraber Windows'u kimbilir kaç defa yüklemişimdir. Şimdi okuduğum bir karşılaştırma yazısına göre Windows 3.11'in donanım isteği; 10MHz işlemci hızı, 640Kb ram, 7Mb sabit disk alanı ve CGA, EGA veya VGA destekleyen bir ekran kartı. Windows Vista'nın minimum donanım isteği ise; 1Ghz işlemci, 512Mb ram, 20Gb sabit disk alanı ve en az 32Mb hafızalı bir ekran kartı. Sizce fark abartı mı yoksa az mı?
Windows 3.11'i daha dün gibi hatırlamama rağmen üzerinden neredeyse 20 sene geçmiş olacak. Zamanın bu kadar hızlı geçtiğini gösteren bunun gibi haberler insanı düşündürmüyor da değil. Ne diyeyim, darısı Windows 95'in başına!
Sonunda Microsoft Office ürünleri webe geliyor
Büyük şirketler her zaman başarılı olacak diye bir kural yok. Misal, Google Docs bana asla bir Microsoft Office programlarının verdiği keyfi sağlayamadı. Aynı şekilde Hotmail de bir Microsoft ürünü olarak asla beğenemediğim bir servis.
Neyse ki Microsoft akıllıca bir iş yaptı ve Microsoft Office ürünlerini tamamen web üzerine taşımaya başladı. Word, Excel, Powerpoint ve OneNote bundan sonra web üzerinden de kullanılabilecek; sanırım ben de artık zorda kaldığımda Google Docs ile uğraşmak zorunda kalmayacağım.
Bu aslında bir süredir, hatta Silverlight alt yapısıyla ile gelmesini beklediğimiz bir haberdi. Beklenenin aksine Microsoft ofis uygulamalarını tamamen HTML ve JavaScript ile geliyor, ancak bir de Silverlight sürümü olacak. Uygulamalar şu an -doğal olarak- sadece Internet Explorer'da tam performans çalışıyor. Firefox ve Safari destekleri ise en kısa zamanda IE seviyesine getirilecek.
Tabi ki tüm bu uygulamalar şu an için masaüstü sürümleri kadar performanslı ve özellikli olamayacak. Bir de henüz belirlenmemiş bir fiyat politikası var. Bedava rakiplerin aksine Microsoft'un bu ürünleri bir ücret karşılığı sunacak, ancak yine de bir bedava fakat reklamlı sürüm olması bekleniyor.
Windows Azure: Windows Cloud Computing
Başlığın bu kadar İngilizce olması beni de rahatsız etmiyor değil ancak terimlerin Türkçe karşılıklarını bulmak oldukça zor inanın.
Ray Ozzie, dün Microsoft PDC '08 açılış konuşmasında Windows Azure'yi duyurdu. Windows Azure, bu sene adını sıklıkla duyduğumuz bir cloud computing servisi. Microsoft, Azure'nin çevirimiçi bir Windows olduğunu söylemeyip, bir servis olarak tanıtsa da Azure için aslında çevirimiçi bir Windows diyebiliriz.
Windows Azure, web uygulamaları geliştiricileri için cloud computing hizmeti sağlayan bir servis. Geliştiricilere, uygulamalarını Microsoft veri merkezleri üzerinde geliştirmeleri imkanını sağlamayı amaçlayan Microsoft, aynı zamanda bu veri merkezleri üzerindeki uygulamalarla geliştiricilerin işlerini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Temel olarak bir uygulama için kuracağınız sunucu masraflarını iptal edip, en az ücretle size daha geniş kapasiteli bir alt yapı sağlamaya çalışıyorlar diyebiliriz.
Azure, doğal olarak, .NET uygulamaları için geniş bir destek sunuyor. Bunun yanında, tüm geliştirici kitleye hitap edebilmek için Ruby, Php ve Pyhton gibi dilleri de destekliyor.
Gündemden birkaç haber
İşlerimdeki yoğunluktan dolayı, SiberKültür'e birşeyler yazamaz oldum. Suskunluğu biraz da olsun kapamak adına gündemde neler olmuş bakalım.
Google vs Facebook
Google'ın yeni oyuncağı Google Friend Connect, Facebook profillerini de destekliyordu. Ancak Facebook kişisel gizliliğe aykırı olduğunu iddia ederek Google'ın erişimini engelledi. Kişisel gizlilik dense de, etrafta dolanan söylentilere göre Facebook, gerek reklam gelirleri gerekse de diğer nedenlerden dolayı korkarak böyle bir işe girişti.
Google ise cevap vermekte gecikmedi: "Hayır biz birşeyi ihlal etmiyoruz, kişilik haklarına saygılıyız".
Bunun üzerine Facebook CEO'su Google'ın sıcak tavrı üzerine oturup, uzlaşmak üzerine konuşmak istiyormuş.
Google Health
Google, yeni icadını kullanıma açtı: Google Health. Sistem bir sağlık profili oluşturmanızın yanında size rahatsızlıklarınızla ilgili öneriler de getiriyor. Daha detaylı bilgiyi Erhan'ın yazısından edinebilirsiniz.
Microsoft Yahoo!'da ısrarcı
Birkaç aydır Microsoft'un Yahoo!'yu istediğini biliyorduk, sonradan duyduk ki Yahoo!, Microsoft'a hayır demişti. Ancak Microsoft vazgeçmemiş ki, bu sefer de Yahoo! arama motorunu (sadece arama tarafı) satın almak istiyormuş.
