SiberKültür 101: Internet kültürü, web dedikoduları ve web tasarımı ve geliştirme konusundaki tüm açlığınızı giderir.
Yeni iPhone ile İlgili Çıkmış Tüm Dedikodular

- Enhanced 3G ve "China Network" desteği
- Önyüz kamerası(ikinci kamera)
- Video gönderebilme özelliği
- Kayıt edilmiş videoları youtube'a gönderebilme özelliği
- Wi-Fi Movie/TV download özelliği
- Siyah metalik dış kasa
- OLED ekran
- HD Video desteği "AppleTV-Like"
- 3.2mp arkayüz kamerası
- 17Temmuz çıkış tarihi
- 199dolar-299dolar arası satış fiyatı
- Yükseltilmiş ram ve performans
- Mat siyah veya mat beyaz arka yüzey
- Adobe Flash desteği
- 802.11n Wi-Fi desteği
- FM Radyo alıcısı
- 32gb dahili bellek
- Dijital Pusula
- Nike+ desteği ve built-in nike+ programı
- Yükseltilmiş pil ömrü ve kalan pil oranının yüzde ile gösterilmesi
- Işıklı Apple Logosu
- Kısmi arkaplanda uygulama çalıştırma yeteneği
Ne kadar doğru, ne kadar yanlış olduğunu öğrenmek en azından çok fazla beklemeyeceğiz.
- 12 yorum
Twitter'ın talipleri artıyor: şimdi sıra Apple'da
Twitter belki de Internet tarihinde en iyi PR yapan web servisi diyebilirim. Aldıkları 55 milyon dolar yatırımın büyük bir çoğunluğunu alt yapı vesaire gibi şeylere harcamaktansa geleneksel medya dahil heryerde tanıtıma harcadıkları apaçık gözlerimizin önünde.
Satınalma dedikoduları önce Facebook ile başladı, Google ile devam etti. Ancak Twitter'dan cevap geldi: "biz bağımsız olmak istiyoruz".
Şimdilerde ise Apple gündem konusu. Bilirsiniz WWDC yaklaşıyor ve WWDC'nin büyük bir önemi vardır. Apple, yeni oyuncaklarını WWDC'de tanıtır. Ancak son zamanlarda WWDC ile anılan bir diğer şey de WWDC günü yaşanan Twitter çılgınlığı. Eğer bir WWDC etkinliğini takip etmek istiyorsanız, Twitter'da bir arama yapmanız fazlasıyla yeterli olacaktır zira Twitter'ın da en sık kullanıldığı, hatta servise aşırı yüklenmenin olduğu günlerden birisidir.
Diğer yanda iPhone üzerindeki Twitter uygulaması çılgınlığını düşünün.
Tüm bunlar Apple'ın Twitter için 700 milyon dolar nakiti gözden çıkartacağı ve satın almak istediği dedikodularını yayılmasına neden oldu. Tabi ki yine böyle bir anlaşmanın olup olmayacağı belli değil, ancak ben yine size Twitter'ın bağımsızlık isteğini hatırlatmak isterim.
Son olarak kişisel fikrim, Twitter'ın gerek Google olsun, gerekse de Apple olsun, bu tür firmalarla iş birliğine gireceği ancak bunun bir satınalma olmayacağı yönünde.
Steve Jobs'a büyük geçmiş olsun
Geçtiğimiz hafta Apple CEO'su Steve Jobs'un sağlığı hakkında yaptığı açıklamayı paylaşmıştık. Büyültülecek bir şey olmadığını, hormonal tedavi gördüğünü ve görevinde kalmaya devam edeceğini söylemişti kendisi.
Bugün ise yeni bir açıklama ile, önümüzdeki Haziran ayına kadar CEO'luk görevine sağlığı nedeniyle ara vereceğini ve yerine Tim Cook'un geçeceğini söyledi. Hastalığından yine bir detay yok ancak beklenenden daha kompleks bir tanı konulmuş ve dinlenmesi gerekiyormuş.
Jobs'un sağlık tartışmaları artık öyle bir boyut kazandı ki, her ağızdan bir ses çıkıyor. Seneler önce konulan pankreas kanseri tanısı haberi, daha sonradan yalanlanmıştı. Şimdilerde tekrar ağızlarda. Bazı yakınlarının, Jobs'un sağlık durumu için kanser olmadığını fakat ciddi olduğu açıklaması ise başka bir dedikodu.
Bu sırada Apple hisseleri işleme kapatılmıştı. Jobs'un açıklamasından sonra hisseler tekrar işleme açıldı ve %10 oranında bir düşüş yaşandı.
Steve Jobs'ın sağlık durumu hakkında birinci ağızdan açıklama

Bir süredir etrafta Apple'ın CEO'su Steve Jobs'un sağlık durumuyla ilgili dedikodular dolaşıyor. Mutlaka rastlamışsınızdır, ölüm döşeğinde olduğu dahi söylendi. Steve Jobs'un son zamanlarda aşırı kilo kaybetmesi bunun en büyük dayanağı olsa da kendisi ve Apple daima böyle bir şeyin olmadığı üzerinde durmuşlardı. En son olarak MacWorld'ün en bomba kişi rolünü oynayan Steve Jobs'ın bu sene MacWorld'de olmayacağının duyurulması e ama sorularını tekrar gündeme getirdi.
Dün Steve Jobs kısa bir yazı yazarak duruma bir açıklık getirdi. Evet Steve Jobs rahatsız. Ancak rahatsızlığı ciddi değil. Daha önceleri hastalığım yok demesinin nedeni, doktorlarının kesin bir teşhis koyamamasıymış. Artık teşhis koyulmuş ve sanıldığı gibi ölüm döşeklik bir durum olmadığı görülmüş. Hastalığının adını tam olarak vermese de basit olarak sağlıklı olmasını sağlayan bazı proteinleri "çalan" bir hormonal dengesizliği varmış.
2008 yılından bu yana yavaş yavaş kilo kaybettiği gibi hastalığında da bir anda normale dönmesi beklenmiyormuş. Kilo kaybı gibi, tedavileri sayesinde yavaş yavaş normale dönebileceğini ve bu süre içerisinde de Apple'da CEO'luk görevine devam edeceğini söylüyor. Eğer hastalığım sanıldığı gibi ciddi olsaydı, 11 senemi verdiğim Apple'daki görevime devam edemeyeceğimi ilk ben söylerdim diye de ekliyor.
Eğer merak ediyorsanız açıklamasının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Bir Apple fanatiği olmadığım için SiberKültür'de MacWorld ile ilgili haberleri göremiyorsunuz. Ancak yeni özellikleriyle MacBook Pro 17" 'i, iWorks'ü, iLife'ı ve iTunes'in DRM'den kurtulmasını merak ediyorsanız SiberKültür Topluluğu üyesi Baturalp Torun'un blogunda detaylıca okuyabilirsiniz.
Apple'dan sonra şimdi 37signals de IE6'yı istemiyor
16 Haziran'da Apple yeni ürünü MobileMe'nin artık Internet Explorer 6'ya uyumlu olmayacağını açıklamıştı.
Bilmeyenler için MobileMe uygulaması PC, Mac, iPhone gibi birçok platform üzerinden bilgilerinizin senkronizasyonunu sağlayan bir servis. Dolayısıyla halen istatistiklerde %30 gibi bir oranın IE6 kullanıcısı olduğunu düşünürsek, Apple'ın attığı bu admın oldukça cesur olduğunu söyleyebilirim.
Ağustos 15 itibariyle, 37signals de Internet Explorer 6 desteğini kaldıracağını söyledi. 37signals, Basecamp, Highrise, Backpack, Campfire gibi birçok popüler web uygulamasının yaratıcısı firma. Özellikle Basecamp Türkiye dahil oldukça hatırı sayılır bir kitle tarafından proje yönetim uygulaması olarak tercih ediliyor.
2001 yılında çıkmış bir tarayıcı, Microsoft'un standartlaştırma hissiyatı içerisinde tam 7 yıl sonra halen büyük bir popülasyona sahipse bu şüphesiz Microsoft'un -iyi veya kötü- başarısıdır. Keşke aynı başarı en azından IE6'dan kurtulmak adına IE7 ile de gerçekleşebilse.
Apple MobileMe IE6 desteği vermeyecek

Bugünü tarayıcı savaşları ilan ettiğimi sanmayın ama tarayıcılar üzerine değinmem gereken çok önemli bir gelişme yaşandı geçen günlerde.
Birkaç gün önce WWDC 2008'de Apple MobileMe tanıtıldı. MobileMe, PC'nizden, Mac'inize, iPhone'unuza kadar birçok platformda e-postalarınızı, takvimdeki etkinliklerinizi, kontaktlarınızı ve bazı dosyalarınızı senkronize etmenizi sağlayan bir uygulama. Yani nerede olursanız olun size bütün verilerinize güncel bir şekilde ulaşma imkanı sağlayacak.
MobileMe henüz herkesin kullanımına açılmasa da, .mac üyelerine sınırlı bir test kullanımı sağlıyor. Bu kullanıma sahip olanlara gönderilen bir e-postada MobileMe'nin sadece Safari 3+, IE 7+ ve Firefox 2+ tarayıcıları destekleyeceği söylenmiş.
Bunun önemi oldukça büyük. Çünkü halen dünya genelinde web site ziyaretçilerinin 30% kadarı IE6 kullanıyor. Bunun nedeni ise büyük oranda şirketlerin kullanıcılarına yükleme imkanı sağlamamasından dolayı çalışanların IE6 kullanmak zorunda olması ve Internet kafelerin hala IE6'dan öteye geçememesi.
MobileMe, IE6 'ya destek vermeyeceğini açıklayan ilk büyük web uygulaması olarak kabul ediliyor. Üstelik MobileMe'nin platform desteği ve özellikleri gereği olabildiğince fazla mecraya destek sağlaması gerekliliği düşünülünce Apple'ın bu hamlesi gerçekten büyük cesaret istiyor.
Bu haberin webdeki diğer yankılarında ortak görüş olarak benimsenen, umarız bu cesaretli davranış diğer büyük firmalardan da gelir düşüncesine ben de ortağım. Umarız kısa zaman içerisinde IE6 kullanım oranı düşecek, geliştiriciler IE6 optimizasyonuna harcadıkları zamanı kendi gelişimleri için harcayabilecekler.
WWDC 2008 ardından en büyük bomba iPhone 3G
Apple'ın organize ettiği WWDC, yani Worldwide Developers Conference, bize göre dün akşam saatlerinde San Francisco'da düzenlendi. Konferansın akışı genellikle Keynote ile başlar, Apple'ın yeni ürünleri tanıtılır, birkaç konuşmacı konuşmalarını yapar, onlarla etkileşimli sohbetlere girersiniz ve Apple Tasarım Ödülleri verilir. Ayrıca ayarlanan laboratuvarlarda Apple mühendisleri ile yeni teknolojiler ve uygulamalar konusunda konuşabilme imkanına sahip olursunuz.

Şüphesiz bu senenin haftalar önceden beklenen ana konusu da iPhone 2 yani iPhone 3G idi. Günler öncesinden yeni iPhone ile ilgili görseller nette dolaşmaya başladı, sahte mi gerçek mi tartışmaları yapıldı. Ve dün yeni iPhone en favori özelliği 3G ile duyuruldu. Önceden etrafa yayılan iPhone fotoğraflarının aksine iPhone kırmızı gibi farklı renklerde çıkmayacak, yine siyah ve beyaz olacak. Fiyatı da (kontratlar bazında) $199'dan başlayacak. Yeni iPhone ile ilgili daha detaylı bilgi için Bildirgeç yazısına bakabilirsiniz.

Apple'ın WWDC'de tanıttığı bir diğer ürünü ise MobileMe. Mobilliğin öneminin git gide arttığı şu dönemlerde akıllıca yapılmış bir yatırım bence, MobileMe. Gerek iPhone, gerek diğer taşınabilir aygıtlarımız ile her gittiğimiz yerde artık bu teknolojinin içerisindeyiz ve bir şeyleri daha kolay halletmek istiyoruz. MobileMe, bir çeşit senkronizasyon sağlayarak gerek e-postalarınız gerekse de kontakt ve dosyalarınız olsun birçok platformu sizin için iPhone, Mac, PC ve hatta iPod üzerinde senkronizasyonunu hallediyor, me.com üzerinden sağladığı web uygulamalarıyla desteğini güçlendiriyor. Hizmet kişisel ve aile hesabı olarak ücretlendirilecek, senelik $99'dan başlayan bir fiyat politikası uygulanacak.
Konferans sadece Apple çervesinde dönmüyordu elbette. Olayın bir de başka servisler tarafı var. Bunlardan en önemlisi Twitter. Twitter'ın son dönemde yaşadığı teknik aksaklıklar ve yetersizlikler göz önünde bulundurulduğunda herkes WWDC öncesinde gözlerini Twitter'a dikmişti. Bunun nedeni çok basit, Twitter WWDC yoğunluğu kaldırabilecek miydi? Beklenenin aksine Twitter çok büyük sorunlar yaşatmadı ve testi başarıyla geçti. Tabi hiç sorunsuz olarak değil. Twitter, WWDC'nin başlamasıyla bir kapasite aşımı yaşadı fakat özel mesaj gibi bazı özellikleri devre dışı bırakarak bunun üstesinden geldi. Patrick isimli bir şahısın twitter hesabında WWDC'nin ilk 30 saniyesinde WWDC ile ilgili tam 250 mesaj belirmiş. Kendisini 831 kişinin takip ettiğini düşünürsek bu rakam Twitter geneli düşünüldüğünde oldukça ciddi bir boyut kazanıyor.
WWDC'yi Twitter cephesinde takip edenler için vazgeçilmez kaynak Summize'nın WWDC Twitter toplaması oldu. Sizin için tüm Twitter camimasındaki twitleri toplayıp önünüze getirdi.
Yeni favorimiz FriendFeed ise WWDC için yine önemli bir takip aracıydı. Kurulan WWDC odaları insanlara anlık bilgilendirme sağladı. FriendFeed, Twitter'a oranla hiç sorun yaşamadı diyebilirim. Böylece alt yapılarının ne kadar iyi ve gelecek vaadeden bir sistem olduğunu anladık.