"

SiberKültür 101: Internet kültürü, web dedikoduları ve web tasarımı ve geliştirme konusundaki tüm açlığınızı giderir.

300 milyon dolarlık buton

İki metin alanı, iki buton, bir bağlantı: Eposta adresi, şifre, giriş yap, kayıt ol ve şifremi unuttum.

Bir e-ticaret sitesi. Ziyaretçiler geliyorlar, alışverişlerini yapıyorlar ve gidiyorlar. Bahsi geçen form ise tam ödeme adımından önce geliyor. Bu form, eğer siteye üye iseniz, ödeme bilgilerinizi tekrar girmemeniz için giriş yapabilmenizi sağlıyor veya bilgilerinizi hesabınıza kaydetmenizi.

Buraya kadar her şey normal görünüyor değil mi? Ancak sitenin satışları pek de iyi değil. Hatta düşüş bile gösteriyor. Bunu düzeltmek için firma Jared M. Spool ve ekibini tutuyor.

Jared ve ekibi incelemelere başlıyorlar. Form gayet normal, tasarımı gayet kullanışlı. Ancak bir sorun olmalı ki satışlar kötü gidiyor. Jared, bunun üzerine site üzerinden alışveriş yapan bir grup kullanıcıyla testlerine başlıyor. Kullanıcıların yapması gereken tek şey, siteyi kullanarak alışveriş yapmak.

Teoride düşünülen, bu formun devamlı müşterilerin daha hızlı alışveriş yapmasını sağladığı yönünde. İlk defa gelen müşteriler ise, tekrar gelecekleri için bu formu doldurmaktan çekinmeyecekler.

Testler başlasın

Kullanıcı deneyimi testleri başlıyor. İlk defa alışveriş yapan kullanıcıların devamlı mutsuz olduğu gözlemleniyor. Bazıları ilk defa alışveriş yapıp yapmadığını hatırlayamıyor, olmayan kombinasyonlarla siteye girmeye çalışıyorlar. Bazıları ise buraya alışveriş yapmaya geldim, biriyle ilişkiye başlamaya değil bile diyor. Hemen hemen hepsi ise kayıt olmamak için direniyor.

Direnme nedeni açık. Bana spam mi yapacaklar, benim bilgilerimle ne yapacaklar gibi sorular. Ancak kayıt formunda isim, fatura/gönderim adresi ve ödeme bilgilerinden başka bir şey yok.

Bu ilk alışverişi olmayan, yani devamlı alışveriş yapan kullanıcıların çok az bir kısmı ancak giriş bilgilerini hatırlayabiliyor. Bilgilerini hatırlayamayan kullanıcılar, farklı kombinasyonlarla giriş yapmayı deniyorlar. Sonradan veritabanında yapılan incelemelerde sitenin tüm kullanıcılarının %45'inin birden fazla hesaba sahip olduğu görülüyor. Bazılarının en az 10 hesabı var. Günlük 160.000 kadar kullanıcı ise şifresini hatırlayamadığı için talep gönderiyor. Bu rakamın %75'i asla alışverişlerini tamamlamıyor.

Sonuç, aslında alışverişi kolaylaştırmak için yapılan bu form aslında satışları düşüren en büyük etken.

$300.000.000'lık çözüm

Çözüm ise basit oluyor. Kayıt ol butonunu, Devam et olarak değiştiren tasarımcılar altına bir de not düşüyorlar:

Alışveriş yapmak için kayıt olmanıza gerek yok. Devam et'e basarak ödeme adımına geçebilirsiniz. Gelecek alışverişlerinizi daha hızlı gerçekleştirmek için dilerseniz ödeme adımında kayıt olabilirsiniz.

Sonuç: satışlar %45 artıyor. İlk ay 15 milyon dolar, senelik 300 milyon dolarlık ek gelir.

Kaynak: http://www.uie.com/articles/three_hund_million_button

Tek bir JavaScript kodu ile tüm ziyaretçilerinizin davranışlarını kaydedin

Eğer bir servis, kullanıldıktan 3 dakika sonra kendini bloglara yazdırabiliyorsa gerçekten iyidir. Userfly da aynen bu etkiyi yarattı bende.

Kullanıcı deneyimi malumunuz özellikle bütçe ayırılan, gözlemlenmeye çalışılan, öneminin yeni yeni farkına varılan bir alan. Temel olarak maksat, web sitesini kullanan insanların davranışlarını takip ederek, daha kullanışlı ve sonuca götüren arayüzler, özellikler hazırlamak.

Userfly tam olarak bu işe yarıyor. Servis çok yeni, ücretsiz ve ücretli iki üyelik bulunuyor. Ancak ücretli üyeliğin ücreti bile henüz belli değil. Yaptığı iş ise çok basit, akıllıca. Tek bir JavaScript dosyasını sitenize yerleştiriyorsunuz, gerisini o hallediyor. Kodu yerleştirdikten sonra sitenize gelen ziyaretçilerin tüm davranışları, nerelere tıkladığı, sayfada fare ile nerelerde gezdiği gibi verileri toparlıyor.

Siz ise, size verilen yönetici panelinden tüm bu kullanıcıların davranışlarını web sayfanız üzerinden takip edebiliyorsunuz. Örneğin ben bir süre SiberKültür'e gelenleri bu şekilde takip edeceğim, davranışları çözmeye çalışacağım.

Sistem tabi ki de her şeye çözüm değil. Halen büyük bir eksik göz hareketlerinin takibi. Userfly bunu gerçekleştiremiyor lakin şu an bize sağladıkları bile gerçekten güzel. İleride tüm bu verilerin ortak raporlarının sunulması gibi özellikler kazanırsa büyük isim yapacağından hiç şüphem yok.

Kullanılabilirlilik UserSpots ile bir adım ileri

Kullanışlılığın, kullanıcı deneyiminin ne kadar önemli olduğu SiberKültür üzerinde de sıklıkla üzerinde durulan bir konu. Daha önce SiberKültür'de konuk yazar olarak yer alan ve Dünya Kullanılabilirlik Günü hakkında izlenimlerini makalesinde bizlerle paylaşan Mustafa Dalcı'nın yeni girişiminden bahsetmek istiyorum.

Mustafa, UserSpots ismiyle kurduğu firmada Türkiye'de kullanıcı dostu arayüzler yaratmak için deneyimlerini paylaşıyor, arayüzlerinize Kullanılabilirlik Testi uygulayarak size detaylı raporlar sunuyor.

Kullanılabilirlik Testi ile hedef kitlenize uygun bir kullanıcı topluluğu canlı olarak web sitenizi geziyor ve kullanıyor. Bu kullanıcıların her davranışı UserSpots tarafından raporlanıyor ve sizlere analiz olarak sunuluyor. Özellikle kendi içinde kullanılabilirlik departmanı olmayan ajansların veya kendi web sitelerini değerlendirmek isteyen firmaların hizmet alabileceği nacizane bir servis. Aşağıda ilgili bir video sunumunu izleyebilirsiniz:

Userspots Kullanılabilirlik Testi from stormrider121 on Vimeo.

Mustafa bunun dışında sıklıkla UserSpots blogunda kullanılabilirlik üzerine deneyim, fikir ve ispatlanmış yöntemleri paylaşıyor. Bloguna blog.userspots.com adresinden ulaşabilirsiniz. Eğer böyle bir hizmeti almak istemiyorsanız bile en azından bu blogu takip etmenizi tavsiye ederim zira verdiği bilgiler gerçekten değerli.

Ön tanımlı metin alanları ve kullanışlılık

Hazırladığımız formlarda zaman zaman belirli formatlarda veriler almamız gerekir. Misal; telefon numaraları, seri numaralar, tarihler gibi. Kullanıcının bu verileri, belirli bir düzende girmesini istememizin nedeni ise bizim bu verileri değerlendirirken hatalı formatlardan dolayı veri kaybı yaşamamızı engellemek içindir.

Kullanıcıyı uyarabilirsiniz, bir açıklama metini veya hatalı olup olmadığını JavaScript ile kontrol ederek. Veya her ikisi de. Sonuç, ya kullanıcı açıklamalara kafa yormak zorunda kalacaktır ya da hatalı girdiği için o alanı tekrar doldurmaya zorlanacaktır.

Kullanıcı alışkanlıklarının çok farklı olmasından dolayı bu sorunu, kullanıcıyı en az yoracak şekilde gidermenin yolu ise, metin alanında onu yönlendirmek. Daha açıklayıcı olmam gerekirse, kullanıcının telefon numarasını (123)-333-44-44 şeklinde girmesi gerektiğini düşünelim. Bir JavaScript yardımıyla girilecek metin alanına her karakter basıldığında biz bu formatlamayı otomatik olarak yapabiliriz.

Bunun için bir jQuery eklentisi olan Masked Input Plugin'i önerebilirim. Masked Input Plugin, kolay kullanımıyla dilediğiniz metin alanına girişleri, her harf basışında otomatik olarak formatlamanızı sağlıyor. Böylece kullanıcı düşünmeden girişini tamamlayabiliyor, siz de verilerinizi gerçekten istediğiniz düzende alabiliyorsunuz.

Eğer jQuery kullanmıyorsanız Mask JavaScript API tek başına işinize yarayabilir.

Dünya Kullanılabilirlik Günü

Bu yazı konuk yazar olarak Mustafa Dalcı tarafından yazılmıştır. Yazıda katılımda bulunduğu Dünya Kullanışlılık Günü etkinliği izlenimlerini bulabilirsiniz. Kendisi Userspots.com'un kurucusudur. Dilerseniz kendisine SiberKültür Topluluğu aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

Usability Professionals Association (UPA) 2005′te kullanılabirlik konusunda farkındalık yaratmak ve bu konuda uzmanlaşmış insanları yetiştirmek amacıyla Dünya Kullanılabilirlik Günü fikrini ortaya attı. 2005′den bu yana her yıl Kasım ayının ikinci perşembesi Dünya Kullanılabilirlik Günü adına etkinlikler düzenlendi. Bu yıla kadar 41 ülke 175 şehirde düzenlenen etkinliklere yaklaşık 40.000 kişi katılmıştı. 2008 yılında ise 43 ülkede 170′in üzerinde etkinlik yapıldı. Bu etkinliklerden birisi de Türkiye’de ilk defa olmak üzere ODTÜ‘deydi.

Nanobiz tarafından düzenlenen bu etkinliğe Türkiye’de daha çok yazılım sektörü ağırlıklı olmak üzere kullanılabilirlik konusuyla ilgili kişiler katıldı. İki bölümden oluşan etkinliğin ilk bölümünde Ali Berkman bu günün amacı, doğuşu,kullanılabilirliğin tanımı, kullanılabilirlik çalışmaları,bu çalışmaların uygulandığı alanlar, yararlarıyla ilgili sunum yaparken ikinci bölümde ise kullanılabilirlikle ilgili ISO standarları ve kullanılabilirlik çalışmalarının türleri anlatıldı.

İşte bu etkinlikte ön plana çıkan notlar:

Kullanılabilirliğin geçmişi

Yazılımların ve kullanıcı arayüzlerinin insanların hayatlarına yavaş yavaş girmesiyle kullanılabilirlik problemleri de ortaya çıkmış ve kullanılabilirlik konusu gelişmeye başlamıştır. 1980′lerin sonlarında ise tepe noktasına ulaşmıştır. Dijital ürünler arttıkça,yaygınlaştıkça ve karmaşıklaştıkça kullanılabilirliğin daha da ön plana çıkması beklenmektedir.

Kullanılabilirliğin tanımı

Kullanılabilirlik; bir ürünün potansiyel kullanıcıları tarafından belirli bir kullanım bağlamı içinde amaçlanan kullanım hedeflerine ulaşmak için ne derece etkin,verimli, ve tatmin edici bir şekilde kullanılabilmesidir.

Etkinlik; kullanıcının bir ürünü ne ölçüde ve ne kesinlikle ulaşabildiğini, Verimlilik belirli amaçlara ulaşmak için harcanan kaynağı, Kullanıcı tatmini de kullanım deneyiminin kullanıcı tarafından nasıl karşılandığını belirtiyor.

Kullanılabilirlik problemleri

Kullanılabilirlik problemleri genelde aşağıdaki 3 nedenden dolayı ortaya çıkmakta:

  1. Kullanıcı ve ürün geliştirme ekibi arasında etkileşim kültürü farkları
  2. Yazılımcı ve tasarımcı geliştirirken bazen kulllanıcıları dikkate almıyor. Örnek olarak; bir buzdolabı için arayüz tasarlayan tasarımcılar, buzdolabı kullanıcılarının (orta yaşlı ve kadın kullanıcılar) anlayamayacağı imgeler (kayıt et için disket resmi gibi) kullanarak bu arayüzün oldukça kullanışsız olmasına neden olmuşlar.

  3. Tasarımcının ürüne alışması
  4. Tasarımcı ürün tasarlarken o ürünü o kadar fazla kullanıp alışıyor ki tasarımın kusursuz olduğuna dair bir inanç gelişiyor.

  5. Tasarımcının ürünü hakkında ön yargısız olmaması

Kullanılabilirlik testi yapmamak için öne sürülen bahaneler

UPA 2006 yılında yaptığı bir araştırmayla bu testi yaptırmamak için en fazla karşılaşılan bahaneleri sıralamış.

  1. Zamanımız yok.
  2. Biz kullanıcılarımızı tanıyoruz
  3. Maliyet fazla
  4. Bize ulaşan bir şirket yok
  5. Üründe bir değişiklik yapamayız.

Kullanılabilirliğin önemi

Kullanılabilirliğin önemini vurgulamak için UPA’nın 2005 yılında yaptığı bir araştırmadan rakamlar verebiliriz.

  • Yazılım konusunda yapılan harcalamarın yüzde 80′i yeniden yapılandırma ve revizyon çalışmalarına harcanıyor. Harcanan paranın en büyük nedeni ise karşılanmayan ve öngürülmeyen kullanıcı istekleri
  • Kullanılabilirlik sorunları yüzünden istediği bilgiyi bulamayan kullanıcılar İnternet üzerinden alışveriş yapmıyorlar. Bu sorunla karşılaşan kitle normal kullanıcıların yüzde 50’si.
  • Yukarıdaki yüzde 50′lik rakam yüzünden e-ticaret sitelerinin bir yıldaki kaybı 25 milyar dolar

Ayrıca kullanılabilirlik konsundaki aşağıdaki iki kural da bu konunun ne kadar önemli olduğunu anlatabilir.

  • Eğer bir ürün kullanılamıyorsa çalışmıyordur.
  • Eğer bir fonksiyona kullanıcı ulaşamıyorsa o fonksiyon yoktur.

Kullanılabilirlikle ilgili standartlar

Kullanılabilirlikle ilgili standartlar tasarımm süresinde iki şekilde kullanılabilir:

  1. Tasarım ekibi standartları özümser ve son ürünün standartlara olan uygunluğınu üretim sırasında sağlar
  2. Tasarım tamamlandıktan sonra ekip dışından bir uzman son ürünün standartlarlara uygun olup olmadığını denetler.

Kullanılabirlikle ilgili standartlar da şöyledir:

ISO 6385 – İş sistemlerinin tasarımında ergonomik prensipler

ISO 9126 – Yazılım mühendiliği- ürün kalitesi

ISO 9241 – Görsen ekranlı terminallerin kullanıldığı ofis görevleri için ergonomik sistemler (Madde 11 kullanılabilirliği içerir)

ISO 12119 - Yazılımların Kalite isterleri ve testlerin uygulanması

ISO 13407 – Etkileşimli sistemler için insan- merkezli tasarım süreçleri

ISO 16982 – Kullanılabilirlik yöntemleri standartları

ISO 10741 – Kullanıcı-Sistem Arayüzündeki dialoglu etkileşim

ISO 19766 – Engelli ve yaşlı insanlar için erişebilirlik

ISO 25062 – Kullanılabilirlik Test Raporları için Ortak Endüstri Formatı (CIF)

Dünya Kullanışlılık Günü semineri - Ankara

Dünya Kullanışlılık Günü

13 Kasım tarihinde sabah 9:30'da başlayıp 12'de bitecek yarım günlük bir kullanışlılık semineri olacak. Yer ODTÜ, Ankara.

WUD yani Dünya Kullanışlılık Günü seminerinde temel olarak:

  • Kullanışlılık nedir?
  • Kimler için faydalıdır?
  • Çalışmalarınızı başarılı kullanıcı odaklı projeler haline getirmenin yolları,
  • Çalışma örnekleri,
  • Standartlar ve metodlar hakkında bilgiler verilecek.

Seminerin tamamen ücretsiz olduğunu da söylemek isterim. Eğer weble az çok ilginiz varsa ve Ankara'daysanız zaman yaratıp gidip katılmakta çok büyük fayda olacağına inanıyorum. Detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz.

Kullanışlı arayüzler tasarlamak için kullanmak

Dünyanın en popüler bloglama yazılımlarından birisi olan Wordpress, 2.5 sürümüyle beraber eski görünüşlü yönetim panelinden kurtulup Jeffrey Zeldman ve Greg Hoy yönetimindeki Happy Cog tarafından yapılan yeni yönetici paneline kavuşmuştu.

Bu işte yeni bile olsanız Jeffrey Zeldman adını duymamış olmanız neredeyse imkansız. Zeldman 1995 yılından beri blogluyor ve sektörde görev alıyor. Haliyle camiada sözü geçen, kabul görmüş önemli kişiliklerden birisi. Deneyimi de bir o kadar almış yürümüş.

Şimdi ise Wordpress 2.7 sürümüyle beraber yönetici arabirimi tekrar değişiyor. Çünkü Happy Cog'un tasarladığı arayüz kullanıcıların büyük bir bölümü tarafından kullanışsız bulundu. İnsanın aklına şu soru geliyor, bu kadar yetenekli ve deneyimli kişilerin elinden çıkan iş nasıl olur da kullanışsız diye nitelendirilir?

Yapılan iş ortada, ilk bakışta gözünüze hoş geliyor. Güzel bir renk uyumu var, her şey yerliyerinde temiz bir şekilde duruyor. Ancak sorun, Happy Cog'un yeteri kadar Wordpress kullanıcısı olmaması. Eğer Zeldman ve ekibi yeteri kadar süredir Wordpress kullanıyor olsaydı, büyük ihtimalle şu anki arayüzden daha farklı bir arayüzle, mükemmele yakın bir arayüz çıkartacaklardı ancak ürünle ilgili deneyimleri yetersiz olduğundan panel tekrar görünümünü değiştiriyor.

Burada elbetteki amacım Happy Cog başarısızlığa uğradı demek değil. Amacım, eğer halihazırda bir kitle tarafından kullanılan bir ürünü revize etmeniz gerekiyorsa bunu o ürünü milyon kere tıkladıktan sonra yapmanız. Aksi takdirde kullanıcılarınızın büyük bir çoğunluğu, yani ürünü sizden iyi tanıyan kişiler kullanım zorluğu çekecektir.

Bence burada hata HappyCog'un değil, Wordpress ekibinin. 2.7 panelinde olduğu gibi tasarımları kendileri geliştirmelilerdi fakat Happy Cog'dan sadece danışmanlık hizmeti almakla yetinmelilerdi.

Unutmayın, en kullanışlı arayüzler sizin de milyonlarca kez kullandıktan sonra tasarladığınız arayüzlerdir.

JavaScript ile form odaklama ve gereklilikleri

Bir kullanıcı olarak üzerinde form olan bazı web sayfalarının yüklenmesi bittiğinde sayfadaki ilk form elementine odaklandığını farketmişsinizdir. Eğer bir web geliştiricisiyseniz zaten bunu yapıyor olabilirsiniz. Temel olarak işleyiş, aşağıdaki gibi bir kodu sayfa yüklenince çalıştırmaktan geçiyor:

document.getElementById('formElementi').focus()

Bu yöntem oldukça sık tercih edilen, fakat üzerinde düşünülmeden uygulandığında tam bir kullanıcı kabusu yaratan bir tercih.

Bu kabusu iki örnekle açıklayacağım:

Google GMail

GMail'in anasayfasına ilk girişinizde, sizin hiç fare kullanmadan direk bilgilerinizi girebilmeniz için kullanıcı adı alanına odaklanmanız otomatik olarak sağlanıyor. Buraya kadar her şey normal. Ancak benim gibi aceleci bir kullanıcı, bu aksiyonu beklemeden, daha sayfa yüklenirken bilgilerini girmeye çalışırsa bu durum tam bir kabus oluyor. Çünkü GMail, ben kullanıcı adımı girmeye başladığımda yüklenmesini tamamlarsa beni kullanıcı adı alanına değil, şifre alanına odaklıyor. Dolayısıyla kullanıcı adımı yarıda kesip şifre alanına girmeme neden oluyor.

Garanti Bankası Internet Şubesi

Garanti Bankası, form odaklamaya yeni geçen uygulamalardan birisi. Bundan birkaç ay öncesine kadar böyle bir şey yoktu. Garanti Bankası Internet Şubesi yine sayfa yüklenmesini tamamlayınca form elementine odaklamaya çalışıyor ancak GMail'den daha berbat bir şekilde. Onlar ben form elementlerini doldurmaya başladıysam, tüm bu yazdıklarımı silip, birinci form elementine odaklama yapıyorlar!? İnsan içinden, neden diye düşünmeden edemiyor her seferinde.

Ne zaman, nasıl form odaklama

  • Eğer sayfanız içeriklerle doluysa, form elementleri ikinci veya üçüncü önem sırasındaysa asla odaklama yapmayın.
  • Eğer sayfanız iletişim formu gibi form sayfasıysa odaklama yapın, ancak bunun kontrolünü de yapın. Kullanıcıyı bulunduğu form elementinden başka elemente göndermeyin veya yazdıklarını silmeyin.
  • Eğer sayfanızdaki form elementleri birinci önceliğe sahipse fakat bu elementler sayfanın görünmeyen kısmındaysa (1024x768 çözünürlükte aşağıda kalıyorsa) asla ve asla odaklama yapmayın.
  • Eğer Twitter'sanız odaklama yapın.
  • Eğer sitenizde arama özelliği varsa, fakat arama sadece bir opsiyonsa odaklama yapmayın.
  • Eğer form elementleri önemliyse, fakat form elementleriniz sayfanın ortalarına doğru yer alıyorsa dikkatlice yapın. Ya arayüzünüzü yenileyip, form elementlerini daha başlara almanız gereklidir ya da tabindex="1" yardımıyla, tüm sayfa senaryosunu elden geçirmeniz gereklidir. Tabindex, sayfada hangi elementin önceliğinin ne olacağını belirler. Bu klavyeden tab tuşuyla sitenizi gezen kullanıcıların, hangi sırada gezeceğini tanımlar. Örneğin sayfanın sonundaki bir elemente tabindex="1" verip, sayfanın en başındakine tabindex="2" verirseniz kullanıcı tab tuşu ile bir aşağı, bir yukarı gider.
  • Eğer senaryonuz bunlardan hiç birisiyse, bu özelliği gerçekten düşünerek tercih edin.