SiberKültür 101: Internet kültürü, web dedikoduları ve web tasarımı ve geliştirme konusundaki tüm açlığınızı giderir.
Nikesh Arora @ LeWeb 2008
2 hafta önce LeWeb 2008 ile ilgili size bir takım bilgiler vermiştim. LeWeb 2008 an itibariyle ilk gününü tamamlamış bulunuyor ve kişiler şuanda açılış partisinde eğlenmeye başlamışlar.
Doyurucu konuklar, aç misafirlerle biraraya gelince etkinliğin ilk günü damakta güzel bir tad bırakarak sonlanmış. Etkinliğin birinci gününden söyleşilerle ilgili transkriptleri kişilere ayrı ayrı konular açarak geçmeye çalışacağım.
Etkinliğin ilk günündeki konferanslara son günlerde artan Google sağanağı sebebiyle Nikesh Arora ile başlama gereği hissettim.
Nikesh Arora, Google Avrupa-Ortadoğu-Afrika Operasyonları başkanı ve Google UK Başkan Yardımcısı. Google' ın Android' inin T-Mobile ile piyasaya sürülmesinde önemli rol oynamıştır. Zira kendisi T-Mobile' den Google UK' ye geçmiştir. Ayrıntıyı atlayarak konuya dönmem gerekirse;
Konferans Lois LeMeur ve Nikesh Arora söyleşisi olarak geçti. Arora insanları allah bullak edecek ya da herkesin o hevesle dinlemeye gittiği ve beklediği önemli Google haberleri vermedi ama aslında önemli konulara değindi. Bunları iki başlıkta toparlarsam
1. Avrupa(interneti) sadece bulunduğu topluluğu ya da sadece bulunduğu ülkeyi hedef alarak proje geliştirmek mantıklı ancak globaliteye daha fazla odaklanılmalı.
2. Birinci maddeyi hedef alacaksanız ve daha global projeleri geliştirmeye başlayacaksanız(bir startup iseniz şayet) Google' ın sizinle ilgilenmesini, projenizi satın almasını, ayağa kaldırmasını ya da ayakta olan projenizi satın almasını beklemek yerine proje odaklı, daha agresif olunmalı.
Konuşmanın ilerleyen bölümlerinde LeMeur ve Arora finansal kriz ile ilgili konulara girdiler fakat Arora yukarıdaki iki maddenin çokta fazla dışına çıkmadı. Konuşmanın bir bölümünde Arora, finansal krizi "çok fena sarhoş olunan bir partinin ertesi günü..." olarak yorumladı ve böyle birşeyin aslında beklendiği izlenimini yarattı. Arora izleyicilere ise; "Bunu yaratan çocuklar garajda başlamışlardı..." diye nasihat etti.
LeMeur; "Avrupa Birliğindeki dil nasıl yorumluyorsunuz. Neredeyse her ülkenin kendi dili var. Ve girişimciler, geliştiriciler ilk önce kendi ülkelerinde iş sahası aramaya, potansiyel çıkarmaya çalışıyorlar.
Arora: "Global düşünce... Değişik dillerde düşünmeyin. Potansiyel kullanıcı sayısını düşünün ve ona göre gidin. Bütün şirketler mümkün olan en çabuk hızda globalleştiriyorlar ürünlerini, markalarını. Böyle olmalı..."
yine Arora: "Çok güzel projeleri olan insanlar projelerini ayağa kaldırdıktan sonra finanse edecek yatırımcılar aramaya başlıyorlar ya da Google' ın satın almasını bekliyorlar. Projenize güveniyorsunuz, geleceği olan önemli bir iş olduğunu düşünüyorsunuz. Mümkün olan en uzun süre kendi kendinize idare edin. Böyle iyi projelere Google birgün mutlaka merhaba diyecektir. Ve, proje bazlı şirketiniz kendisini avrupada 12 ile 18 ay arası batmadan ayakta tutabiliyorsa o süreden sonra önemli bir şirket haline geliveriyor."
Etkinlik ile ilgili yazılar devam edecek.
- 1 yorum
Yeni Flickr Tag Sistemi
Flickr sessiz ve derinden yeniliklerle devam ediyor. Hazır Eren YouTube ile ilgili bir yenilik haberi girmişken, boş durmamak lazımdı.
Flickr Komunite Yöneticisi Heather Champ, Flickr Blog' da bu yenilikten 2 gün önce bahsetmiş. Getirilen yenilik şu ki: bundan böyle eklenen tagları kimin eklediğini görebilecek, kişinin diğer eklemiş olduğu tagları takip edebileceksiniz. Eklenen taglar zaten Flickr tarafından takip edilebiliyordu ancak bunu genele yaymışlar artık. Flickr Api sayesinde.
Taglarda üyelerin isimlerinin çıkacak olması aslında kullanıcıların kendilerini denetlemeleri açısından da faydalı olacak. Görüntüleme sayısı kaygısına bağlı olarak fotoğraflara eklenen ilgisiz ve gereksiz tagların önüne geçilerek daha stabil çalışan bir arama sistemi oluşturulması amaçlanmış büyük ihtimalle.
LeWeb 2008 / Paris
Gectigimiz ay Web 2.0 Expo iliklerimize kadar isleyen hiziyla gecti ve gitti. Ilgilenenler ya da ayrintilarini coktan arastirmis olanlar icin ayrintiya girmek ayri bir keyif verir elbette ama gecmis festivaller ile ilgili ayrintiya girersek herhalde sabaha kadar isin icinden cikamayiz.
Evet, Web 2.0 Expo@Europe / Berlin ayagina katilanlar, yaklasik 1500avrosu olanlar workshoplar, tanisma seanslari dahil dolu dolu bir program yasadilar suphesiz ve o tad kimlerin damagina yapistiysa sayet coktan besincisi duzenlenecek LeWeb 2008 Paris' i beklemeye basladilar bile. LeWeb' i irdelemeye baslamadan once Official LeWeb Bloggers olarak Sekip Can Gokalp' in cagirildigini, katilimcilar arasinda SevenLoad ve VayBee' nin kurucularindan Ibrahim Evsan ve Tamer Kulmac, Ferhan Cook, Sevda Ertekin, Ugur Kaner gibi Turk katilimcilarin oldugunu hemen belirteyim.
Konferans programi su sekilde;
1. Gun / Plenary Room;
0800-0900: Kahvalti,
0845-0900: Geraldine ve Luic Le Meur' un(LeWeb acilis konusmasi.
0900-0920: Dan'l Lewin / Microsoft
0920-0940: Nikesh Arora / Google UK
0940-1000: David Weinberger / Harvard University
1000-1030: Amit Kapur / MySpace
1030-1100: Kahve Arasi
1100-1120: Itay Talgam
1120-1140: Linda Avey / 23andme
1140-1235: Helen Fisher / Rutgers Universitesi
1235-1415: Ogle Yemegi
1430-1440: Start-up Tanitimlari
1440-1520: Paulo Coelho
1520-1530: Susan Wu
1530-1555: "Markanin Kalbine Giden Yol" Paneli.
1555-1615: Didier Lombard
1615-1635: Yossi Vardi
1635-1645: Start-up Tanitimlari
1645-1655: Mike Butcher / TechCrunch
1655-1705: Morten Lund / Lund XY Global Ventures
1705-1715: Pierre Chappaz / Wikio
1715-1755: "Para: Kapital girdisindeki gerileme" Paneli
1755-1815: Marc Simoncini / MEETIC
1830-2100: Kokteyl
2200-0200: LeWeb'08 Partisi
2. Gun / Plenary Room;
0800-0900: Kahvalti,
0900-0920: Eric Besson / Fransa Hukumet Sekreteri
0920-1000: "Platform Love: Getting Along" Paneli
1000-1020: Robin Good / Master New Media
1020-1040: Chris Anderson / TED
1040-1110: Kahve Arasi
1110-1140: John Buckman ve Reid Hoffman ile "Two perspectives on starting a business" tartismasi
1140-1200: Dr. Brian Cox / Manchester Universitesi
1200-1220: Maurice Levy / Publicis Groupe
1220-1250: Marissa Mayer
1250-1320: Joichi Ito
1320-1500: Ogle Yemegi
1500-1600: Start-up Yarismasi Kazananlari ve Odulleri
1600-1620: Dr. Werner Vogels / Amazon.com
1620-1700: "European Originals - Start-Up Companies That Are Uniquely European" Paneli
1700-1730: Gary Vaynerchuk / Wine Library TV
1730-1800: The Gillmor Gang LIVE
2200-0200: LeWeb'08 Kapanis Partisi
Girisimcileri ilgilendiren konuya geleyim. Secici komite tarafindan elenip, secilmis 18 ulkeden 30 adet start-up. Son olarak degerlendirecek kisiler arasinda yine cok onemli kisiler var. Merak edenler icin, 30 start-up;
2Win-Solutions - Fransa
3scale networks S. L. - Ispanya
Apture - Amerika
Box.net, Inc. - Amerika
Brozengo SA - Fransa
Charge Ventures - Malta
Cmune - Cin
ConTrust - Israil
DoctorSIM - Ispanya
Edicy - Estonya
Haploid - Fransa
IZI-collecte - Fransa
Kaltura - Amerika
MyID.is Certified - Fransa
Nimbuzz - Hollanda
Popego Inc. - Amerika
Producteev Inc. - Amerika
Publing - Fransa
Radionomy - Belcika
Samedi GmbH - Almanya
ShoutEm Ltd. - Hirvatistan
Silentale SAS - Fransa
SquareClock - Fransa
Tellmewhere - Fransa
Trendiction - Luxemburg
Viewdle, Inc - Ukrayna
Webnode.com - Cek Cumhuriyeti
Zavedenia.com - Bulgaristan
Zipipop Ltd (Zipiko) - Finlandiya
Zoover Holiday Reviews - Hollanda
Twitter ağınızı Mr Tweet ile genişletin
Geçenlerde Eren her geçen gün büyüyen Twitter'dan ve Twitter'ın yan sanayisinden bahsetmişti. İşte tamda o yazıya yakışacak başka bir site: Mr. Tweet.
Twitter'da ısınma turları atan yeni bir kullanıcıysanız yapacağınız ilk işlerden biri ağınızı genişletmek ve yeni insanlar tanımak olacaktır. İşte Mr. Tweet tam da bu noktada devreye giriyor ve ilgi alanınıza yönelik kişileri önererek ağınızı genişletmenize yardımcı oluyor. Servis Twitter'a hem yeni başlayanlar hemde ağını genişletmek isteyen eski kullanıcılar için oldukça faydalı.

Kaynak: Mr. Tweet tells you who's worth following on Twitter
Geleceğin primetimeı online medya olacak
Geçtiğimiz günlerde Kanada'da nextMEDIA adlı bir konferans düzenlendi. Microsoft, Amazon, BBC gibi devlerin yanı sıra ellinin üzerinde içerik yaratıcısı ve danışmanı konuşmacının katıldığı konferansta başarılı şirketlerde ödüllendirildi.
Geleceğin dijital içeriğinin konuşulduğu, tartışıldığı bu konferansta ortak fikir geleceğin en çok takip edilen medyasının internet olacağıydı. Ayrıca konferansta Kanada'nın online kültürü ile ilgili dikkat çekici bilgilerde vardı.
Konferansa ComScore adına katılan Bryan Segal'in sunumundan çıkan bazı istatistiklere göz atalım:
- 24 milyon Kanadalı ayda 46 saatini internette geçiriyor
- Ortamala bir Kanadalı ayda 4 bin web sitesi ziyaret ediyor
- 35 ile 44 yaş arası Kanadalıların yüzde 44'ü internete bağlı
- 18 -24 yaş arası Kanadalı gençlerin bir ayda video paylaşım sitelerinden izledikleri video sayısı 195
- 55 - 65 yaş arasında bu sayı aylık 95 videoya düşüyor
- Online video fenomeninin yaratıcısı Youtube yüzde 48'lik bir oranla Kanada'da birinci.
Bir başka dikkat çekici sonuçta cinsel bölünmede ortaya çıkıyor. ComScore verilerine göre Kanada'da kadınlar erkeklerden iki saat daha fazla internete giriyor. Bu fazlalığın sosyal ağ sitelerine yansıması ise 211 sayfa oluyor. Dünyada online video içeriği en çok tüketen bir ülkeyle Türkiye'yi karşılaştıracak değilim ancak Haluk Şahin imzalı Dijital uçurum ve kadınlar başlıklı yazıyı Türkiye ayağı adına bir fikir vermesi açısından okumanızı öneririm.
Konferanstan diğer notlar için bazı linkler:
nextMEDIA Etkinlik Ana Sayfası
nextMEDIA: Canada’s Digital Advertising Market Opportunities
nextMedia 2008: Monetizing YouTube, the Rise of SuicideGirls.com, Making Mobile Apps
Just the Facts
Recap: nextMEDIA 2008
IMDB 2.0

Film ve dizi meraklılarının popüler servisi IMDB sonunda sadece fragman ve filmlerden kesitlerle sınırlı olan video servisini genişletmeye karar verdi. Sektöre göre oldukça geç kalmış bu yenilik, aslında bir çoğumuz gibi en başından beri dünyanın en büyük film arşivi olan IMDB'den bekleniyordu.
IMDB, tasarımında da revizyonlara giderek artık 6000 kadar film ve tv şovunu çevirimiçi ve bedava izleyebilme olanağı sunacak. 90'lar havasından az da olsa kurtulan IMDB bu servisi Hulu, CBS, Sony Pictures gibi firmaların yanında bağımsız film yapımcıları sayesinde de gerçekleştiriyor olacak (dolayısıyla sanıyorum bu içerikleri Türkiye içerisinden izleyebilmek mümkün olmayacak).
Ancak yeni sürümle beraber video sayfaları sektörde pek de profesyonel bulunmadı. Çünkü, IMDB her türden verdiği film ve tv şovu bilgilerini video sayfalarında en azından özet olarak bile geçmiyor. Bazı kişiler ise IMDB'nin halen video fikrine alışamadığını düşünüyor.
Cloud Computing nedir?
Eminim siz de sıklıkla rastlamaya başladınız bu kelimeye. Cloud Computing (Bir Türkçe önerisi olan?) sanırım ilk defa Google'dan duyduğumuz oldukça yeni sayılabilecek bir kavram.
Cloud Computing temel olarak bir uygulamanın, web üzerinden, kendi sisteminizde herhangi bir kurulum gerektirmeden çalışabilmesi demek. Bu uygulamalardan kasıt: Word, Excel gibi ofis uygulamaları olabileceği gibi yedekleme yazılımları da olabilir. Tanımı açıklamak adına sanırım en iyi örnek ise Google Docs uygulaması olacaktır. Bildiğiniz üzere Google Docs sayesinde sisteminize hiç bir şey kurmadan, dünyadaki istediğiniz yerden, milyonlarca insanla beraber erişebilirsiniz.
Aynı zamanda Google'ın yeni tarayıcısı Google Chrome da bir Cloud Computing örneği olarak gösteriliyor. Çünkü Chrome her ne kadar sisteminize kurulum gerektirse de web servislerinden de fazlasıyla faydalanıyor.
Kongregate: Flash oyunlardan daha fazlası

Flash oyunlar, Adobe Flash teknolojisinin webe kattığı en etkileşimli unsurlardan birisi şüphesiz. Bir çoğumuz eminim ki boş vakitlerini geçirmek, biraz eğlenmek ve stres atmak için sağda solda rastladığı flash oyunları oynuyordur. Belki de içimizden bazılarının toplama flash oyunların bulunduğu web siteleri bile vardır.
Yakın zamana kadar ben de bu flash oyunları toplama sitelerden oynayan, onun dışında bir etkileşim yaşamayan birisiydim. Yani siteye giriyor, oyunu oynuyor ve çıkıyordum.
Ancak size bu işleyişi tamamen değiştirecek bir uygulamadan bahsetmek istiyorum: Kongregate. Kongregate, aynen diğer siteler gibi toplama flash oyunlar sunan bir web sitesi. Üye olup, oyunları favorilerinize kaydedip, oylayıp, oynayıp, etiketler verebiliyor ve yorumlar yazabiliyorsunuz. Hayır, kesinlikle her şey bundan ibaret değil. Kongregate'i diğerlerinden ayıran özellik tam bir Web 2.0 uygulaması olması.
Kongregate'de bulunan oyunlar editörler veya yöneticiler tarafından oradan buradan bulunup eklenmiyor site arşivine. Diyorlar ki; "ey oyun geliştiriciler, geliştirdiğiniz oyunları Kongregate'e yükleyin, biz de size reklam gelirlerimizin %50'sini ayrıca yarışma ödüllerini verelim!" Oyun geliştiriciler artık onların, üstelik geliştiricilere oyununuz sadece Kongregate üzerinde olmalı gibi bir koşulları da yok.
Oyunseverler tabiki de bütün oyunlar burada diye Kongregate'i kullanmıyor, en azından ana nedenleri bu değil. Kongregate oyunculara üye olup, arkadaşlar edinme, oyun oynarken başka insanlarla sohbet etme ve en önemlisi bir liderlik yarışında yarışma imkanı sağlıyor. Yani, Kongregate'de oyun oynayan her oyuncu oyun içinde değil de, site genelinde bir ün sıralamasına dahil oluyor.

Her oyun içine bazı özel derecelendirmeler yerleştiriliyor. Örneğin x oyununun, 15. bölümünü geçtiğinizde zorluk derecesine göre bir Kongregate puanı kazanıyorsunuz. Puanlarınız hesabınızda birikiyor ve belli puan aralıklarında sitede level atlıyorsunuz. Her oyundaki bir dereceyi başardıktan sonra minik ikonlar ve eğlenceli isimlerle ifade edilen ödülleri kazanıyorsunuz.
Ayırca her hafta özel bir oyun seçilerek bu oyunda belli bir derece yapmış oyunculara sanal bir oyun kartı veriliyor. Bir zamanların futbol, araba kartları gibi. Bu kartlar şuanda işlevsiz olsa da Kongregate geliştiricileri bunların ileride sistemde oldukça etkili olacağını söylüyorlar.

Aslında her şey o kadar basit ki:
- Oyun geliştiricileri oyunlarını yüklemek için teşvik et,
- Oyuncuları oyun oynadıkça sıralamada yükselmelerini sağlayarak daha fazla oynamalarına teşvik et,
- Sosyalleşme imkanı sun.
Bu sayede Kongregate, aylın 3.2 milyon ziyaretçi alıyor, site içerisinde anlık oyuncu sayısı 5000'in altına neredeyse düşmüyor. Kongregate'in geleceği oldukça parlak ve hem kendi sektörüne hem de diğer konulara oldukça iyi bir örnek teşkil ediyor.
PageOnce Internetteki kişisel asistanınız olmak istiyor
Kişisel Sanal AsistanBetadan yeni çıkan servislerden birisi olan PageOnce size çok ihtiyacınız olabilecek bir servisi sunuyor. Diyor ki, biliyoruz yüzlerce siteye üyesiniz ve hepsini takip etmek o kadar zor ki, biz size bu konuda sanal asistanlık vereceğiz.
Yani, üyesi olduğunuz web sitelerini güvenli PageOnce'a kayıt ediyorsunuz ve gerisini o sizin için hallediyor. Facebook'tan Gmail'e, kredi kartı takiplerinden, seyahat servislerine kadar onlarca siteyi destekleyen sistemi kullanmak için üyesi olduğunuz sitelerdeki kullanıcı adı ve şifrenizi PageOnce ile paylaşıyorsunuz. Burada herkesin aklına güvenlik sorusu takılıyor eminim. PageOnce, hergün hacker saldırılarına karşı test edildiklerini VeriSign ve TrustE'den sertifikalı olduklarını söylüyor. Yine de güvenip güvenmemek size kalmış, ancak ben denemek için birkaç hesabımı paylaştığımı söyleyebilirim.
PageOnce, insanda evet işte bu, tam aradığım şey hissini uyandırsa da -en azından bende- kullanmaya başlayınca pek de gerek yokmuş dedirtebiliyor. Gerçekten takip etmek için zaman ayıramayanlar için biçilmiş kaftan bence. Bir diğer notum ise, eklediğiniz üyelikleri kolaylıkla silebiliyorsunuz ancak ben sitedeki hesabımı tamamen silmek için bir bağlantı bulamadım.
Sonuç olarak PageOnce ihtiyaç duyulabilecek bir hizmeti, hakkını vererek sağlıyor. Halen gelişmekte olduğu için eğer böyle birşeye ihtiyacınız varsa denemekten bir zarar gelmeyeceğini düşünüyorum.
Adobe'dan çevirimiçi ofis
Adobe yakın zamanda çevirimiçi Photoshop dediğimiz Photoshop Express'i yayına sokmuştu. Halen geliştirilmeye devam edilen sistem, kullanıcılara verdiği 2gb alan üzerinde fotoğraflarını saklama ve çeşitli fotoğraf düzenleme işlemlerini yapma imkanı sağlıyor.

Adobe, web uygulamalarında kararlılığını sürdürüyor ve şimdi de PDF formatını web'e taşıdı. Acrobat.com sitesi üzerinde yayınlanan uygulama 5 farklı bölümde işlem sunuyor:
- Adobe Buzzword, Microsoft Word gibi metin belgelerinizi düzenlemenizi ve çevirimiçi olarak kaydetmenizi sağlıyor. Flash arayüzü üzerinde sistem yazı tipleri dışında estetik görünen Adobe yazı tipleriyle dökümanlarınızı oluşturabiliyor, düzenleyebiliyor ve başkalarıyla paylaşabiliyorsunuz.
- Adobe ConnectNow, bilgisayarınız üzerinden sunum gerçekleştirmek istediğiniz zaman size yardımcı oluyor. Dilerseniz ekranınızdaki görüntüyü, dilerseniz webcaminizdeki görüntüyü, yazılı ve sesli sohbet imkanlarıyla Adobe ConnectNow toplantınıza katılmış insanlarla paylaşabiliyorsunuz.
- Create PDF uygulaması belki de en çok sevinmemiz gereken uygulama. Çünkü Adobe, PDF dosyaları oluşturmanız için masaüstü Adobe Acrobat uygulamasını satın almanızı (veya 3. parti başka uygulamaları kullanmak da çözüm) istiyordu. Create PDF sayesinde -umarım şimdilik- 5 taneye kadar PDF dökümanını yaratabiliyoruz.
- Share, Acrobat.com üzerinde oluşturduğumuz herhangi bir dökümanı başkalarıyla paylaşmaya imkan sağlıyor. Özellikle dosyaları önizleme ve PDF dosyalarında Adobe Acrobat Reader olmadan aynı sayfada görüntüleyebilme özellikleri sayesinde oldukça kullanışlı.
- My Files ise tüm bu Acrobat.com üzerinde yapıp, kaydettiğimiz dökümanları organize etmemizi sağlıyor. Dosyaları ismine göre, oluşturan kişiye göre, tipine göre, boyutuna göre gibi bir çok şekilde sıralamaya ve önizlemeye imkan veriyor.
Tüm uygulamalar şuanda kişisel kullanım için bedava. Ancak ileride kurumsal kullanım için daha gelişmiş özellikler ve kapasitelerle ücretli planlar da olacak. Gelecek için düşünülen bir diğer özellik ise tüm bu yapılanlara Adobe Air uygulamaları sayesinde çevirimdışı olarak da erişebiliyor olacağımız.
Herşey çok iyi çok güzel ancak bazı uygulamaları Windows üzerindeki Safari'de çalıştırmak istediğimde "üzgünüz bu tarayıcı desteklenmemektedir" hatası almam oldukça üzücüydü.