SiberKültür 101: Internet kültürü, web dedikoduları ve web tasarımı ve geliştirme konusundaki tüm açlığınızı giderir.
Neden: Google ve ON2
Google, gectigimiz gunlerde unlu VP6, VP7, VP8 gibi video codeclerin ureticisi ON2 firmasini satin aldi, hem de komik denecek bir paraya: 106.5 milyon dolar (O degerde Google hissesi vererek).
Neden komik denecek bir paraya - cunku ON2, Skype'dan Adobe'a, Metacafe'den Izlesene.com'a, dunyanin web video ile alakali bir cok firmasina codec ve hizmet saglayan bir firma. Yillardir Youtube'da aslinda dusuk kalitede video izliyoruz - ayni bitrate'de cok daha kaliteli video izleyebilecekken. Bunun tek sebebi ON2'nun Youtube'a pahali gelmesiydi aslinda. Google, ON2 ile anlasma yaparak codec ve servislerini almak isteseydi, yillik en az 4-5 milyon dolar servis ucreti vermesi gerekecekti. Sadece ON2 teknolojilerini Youtube'da kullanmak bile, bu alimi cok hakli cikaracaktir.
Tabii ki Google, sadece Youtube icin almadi ON2'yu. Web video alaninda, liderligini pekistirmek icin aldi. ON2, gercekten yuksek kalitede codec gelistirebilen bir firma. Bu gucu kullanarak, web video alaninda tekellige dogru yol alabilir Google.
Google, yine ucuz ve zekice bir alim. Microsoft ve Yahoo M&A ekiplerinin senden ogrenecekleri cok sey var.
- 9 yorum
Bir Ayın Sonunda Bing
Microsoft' un Bing' i dün itibariyle tam 1 aydır kullanılıyor. Yeni bir servis olması sebebiyle de %10' lara yaklaşan bir kullanım oranını da yakalamış oldu.
Bing' in bu denli hızlı yükselişi fikirlerini belirtenleri ikiye bölmüş oldu. Bir kısımın düşüncesi tanıtım sürecinde oluşan trafiğin, yoğunluğun belirli bir zamandan sonra normale döneceği yönündeydi. Eric Schmidt; "Microsoft' un Google olabilmesi için on fnırı ekmek yemesi gerekir..." e yakın açıklaması yine bu ilk kısıma dahil olanlardan. İkinci gruba dahil olanlar ise Bing' in yaklaşık olarak %10' u yakalamasının normal olduğunu, çünkü %7-8 arasında Live' in arama pazar payının zaten var olduğunu, önemli derecede reklam yapılmadığını bu sebeple %10' dan cok da abartı bir şekilde geriye düşülmeyeceğini söylüyorlardı. Her iki gruba da dahil olanların ne olursa olsun merak ettikleri şey "Bing gerçekten Google' ın bir zaman diliminde rakibi olabilecek mi?"
Microsoft Bing' in şuan için devam eden popülerliğine belki de destek olmak amacıyla pazar lideri tarayıcısı Internet Explorer' a bir güncelleme yayınlayarak, sağ üst köşesindeki arama kutusunda Bing' i standart arama motoru yaptı. Firefox' un istikrarlı yükselişi devam ediyor olsa da, marketin hala %80' ini elinde bulunduran Microsoft bu hamlesi ile "Tarayıcımın nimetlerinden yararlanacağım elbette" ye bir defa daha sarıldı. Firefox' un en büyük destekçisi Google' ı standart arama makinesi olarak sunması, Google' ın Chrome' unun Google ile arama yapması ne kadar doğru ise, Internet Explorer' ın Bing' i kullanması elbette o kadar doğru... Yine de dikkat edilmesi gereken husus, Internet Explorer' ın "Standart Arama Motoru" ayarları çok kolay değiştirilebiliyor olsa da, kullanıcıların "Olan neyse onu kullanırım"ı ile Bing' i daha çabuk kabullenmelerinde zamanla önemli bir etken olacaktır ve belki de bir ihtimal olsa da bazı firmaları "Haksız rekabet" başlığı altında rahatsız edecektir... Şahsi düşünceme göre Internet Explorer %80' lik pazar payı ile arama motoru pazarinda iyi bir pay almasi için en önemli ve tek silahıdır...
Bing projesi Microsoft' un ilgili biriminin bir tanesi olduğu ve tüm Microsoft' un da çok şey beklediği bir uygulama olduğu kesin. Steve Ballmer geçtiğimiz günlerde Microsoft' un önümüzdeki beş yılda yapılacak cironun %10' unun Bing' e finansal destek olarak aktarılması isteğini belirtmiş ve bu finansmanın büyüklüğü ilgili çevrelerde çokca konuşulmuştu. Aktarılması planlanan para gerçekten müthiş bir rakam...
Peki, bir ayını tamamlamış olan Bing ne alemde? Sitelerin arama motorlarından gelen ziyaretçi karşılastırmalarına göre ilk iki hafta boyunca Bing hızlı bir yükseliş gerçekleştirdi. Ancak üçüncü haftada başlayan düşüş, dördüncü haftada da devam etti. Internet Explorer güncellemesi bu düşüşün önüne geçmesine geçti ancak istikrarli bir yükseliş trendi yakalatacak mı? Zamanla göreceğiz...
Microsoft Bing için bu ciddiyetini sürdürmeye devam ederse, ilerleyen yıllar güçlü finansmanı ve mühendis sayısı ile Bing ve sevgilimiz Google arasındaki müthiş rekabet yazılarımızın başlıca konusu olacak gibi...
Twitter'ın talipleri artıyor: şimdi sıra Apple'da
Twitter belki de Internet tarihinde en iyi PR yapan web servisi diyebilirim. Aldıkları 55 milyon dolar yatırımın büyük bir çoğunluğunu alt yapı vesaire gibi şeylere harcamaktansa geleneksel medya dahil heryerde tanıtıma harcadıkları apaçık gözlerimizin önünde.
Satınalma dedikoduları önce Facebook ile başladı, Google ile devam etti. Ancak Twitter'dan cevap geldi: "biz bağımsız olmak istiyoruz".
Şimdilerde ise Apple gündem konusu. Bilirsiniz WWDC yaklaşıyor ve WWDC'nin büyük bir önemi vardır. Apple, yeni oyuncaklarını WWDC'de tanıtır. Ancak son zamanlarda WWDC ile anılan bir diğer şey de WWDC günü yaşanan Twitter çılgınlığı. Eğer bir WWDC etkinliğini takip etmek istiyorsanız, Twitter'da bir arama yapmanız fazlasıyla yeterli olacaktır zira Twitter'ın da en sık kullanıldığı, hatta servise aşırı yüklenmenin olduğu günlerden birisidir.
Diğer yanda iPhone üzerindeki Twitter uygulaması çılgınlığını düşünün.
Tüm bunlar Apple'ın Twitter için 700 milyon dolar nakiti gözden çıkartacağı ve satın almak istediği dedikodularını yayılmasına neden oldu. Tabi ki yine böyle bir anlaşmanın olup olmayacağı belli değil, ancak ben yine size Twitter'ın bağımsızlık isteğini hatırlatmak isterim.
Son olarak kişisel fikrim, Twitter'ın gerek Google olsun, gerekse de Apple olsun, bu tür firmalarla iş birliğine gireceği ancak bunun bir satınalma olmayacağı yönünde.
YouTube'da televizyon şovları ve filmler
Popüler fakat bir türlü doğru düzgün gelir elde edemeyen video paylaşım platformu YouTube geçtiğimiz günlerde bazı yapımcı firmalarla anlaşarak bazı sinema filmleri ve televizyon şovlarını bünyesine kattı.
Sony, Lions Gate ve MGM gibi firmalar, anlaştığı büyük firmalardan sadece üçü. Ancak eklenen içeriklerden gişe hasılatı yapmış veya milyonları ekrana bağlamış güncel şov ve filmleri beklememek gerekiyor. En azından bir süreliğine.
Alf, Charlie's Angels (ilk versiyon), Married...With Children, Dilbert ve The Addams Family bazı eski popüler şovlara örnek. Casino Royale (1967), Super Size Me, American Virgin, Inspector Clouseau, Animal Farm ve Incredible Hulk Returns gibi filmler de film arşivinden bazı örnekler.
Tüm bu içerikler doğal olarak içinde reklamlarla geliyor. Videoların boyutları ise HD videolarda olduğu gibi ekranın büyük bir bölümünü kapsıyor.
YouTube'un bu alanda en büyük rakibi sadece Amerika için içerik gösteren Hulu.com. Hulu, YouTube'dan çok önce büyük şirketlerle anlaşarak en güncel televizon şovları ve filmleri bünyesine katarak çok iyi bir model örneği teşkil ediyor.
YouTube'un aksine, kullanıcıların video ekleyemediği Hulu, masraflarını da belirleyerek daha sağlam adımlarla ilerleyebiliyor. Hulu 2008 yılında 90 milyon dolar gelir elde etmişti.
Sanırım Hulu'nun The Simpsons, 24, Heroes, Family Guy, The Office, American Dad!, Chuck, Fringe ve Dollhouse gibi şovları izleyebilmenize olanak sağladığını söylemem Hulu'nun küçük ama büyük bir rakip olduğunu anlamanıza daha da yardımcı olacaktır.
Google, Twitter'ı neden satın alamaz?
Dün Techcrunch'da çıkan bir habere göre Google, Twitter'ı almak için görüşmelerinin son aşamasındaymış. Bahsi geçen fiyat ise 250 milyon dolar civarı nakit veya karşılığı Google hissesiymiş.
Daha sonra yapılan bir güncellemeyle başka bir kaynağın, bu satın almanın aslında daha çok başında olunduğunu, hatta bir satın alma olmayın ortaklaşa bir çalışma şeklinde yürütülebileceğini söylemiş.
Bugün Twitter kurucularından Biz Stone'un Twitter blogunda yaptığı açıklamanın başlığı ise "Bazen konuşuruz...". Blogda, özet olarak satın almadan çok -isim vermeden- firmalarla bu tür iş birliklerine girişicek olmalarının süpriz olmadığından bahsediyor. Ayrıca hedeflerinin bağımsız bir şirket olmak olduğunu da ekliyor
Şahsen bu haber çıkmadan önce de benim düşüncelerim satın almadan çok bir ortaklık çalışması olabileceğini düşünüyordum. Nedenlerime gelince;
- Evan Williams, Twitter'ın diğer kurucusu ve CEO'su vakti zamanında Biz Stone'un yardımıyla Blogger.com'u kurdu ve Google'a sattı (SiberKültür'deki 6. haber). Google'a satımından bir sene sonra kendisi istifa etti. Bunun nedenleri arasında fikir anlaşmazlığı olduğu düşünülüyor. Yani Evan ve Biz Google altında çalışmaktan zevk almayacaklar diye düşünebiliriz.
- Bir diğer neden, yakın zamanda Google'dan istifa eden, Google'ın baş görsel tasarımcısı Douglas Bowman'ın, Twitter'da çalışmaya başlaması. Douglas, Google'dan yine fikir anlaşmazlıkları yüzünden ayrıldı. Twitter'ın Google tarafından alınması -eğer söz konusuysa- uzun bir zamandır onların gizli gündeminde olsa gerek. Bu durumda Douglas'ın böyle bir olasılığa rağmen Twitter'da işe başlaması saçmalık olurdu.
- Bir süre önce Facebook'un da Twitter'ı almak istemesi, karşılığında 500 milyon dolarlık hisse teklif etmesi ve Twitter'ın reddetmesini hatırlıyoruz. Burada da reddin iki büyük nedeni olduğunu düşünüyorum. Birincisi 500 milyon dolarlık hissenin gerçekte o kadar değer yapmayacak olması, bir diğeri ise Twitter'ın bloglarında dediği gibi bağımsızı oynamak istemesi.
Sonuç olarak Google'ın Twitter'ın gücünden faydalanmak istediği ortada. Çünkü Twitter ABD'de neredeyse her akşam televizyonlarda dahi adı geçen, ünlülerin yoğun olarak kullanmaya başladığı, henüz insanların davranışlarını ve fikirlerini değiştirme etkisinin körelmediği bir servis. Ve Google bunun gücünü en azıdan onlarla ortak bir girişim yaparak değerlendirmek isteyecektir.
Bir geri adım da Last.fm'den
Başlığın en iyi örneği tahmin edebileceğiniz gibi Facebook olmuştur. Facebook, defalarca tasarımında oynadı, milyonlarca tepki aldı. Hala da almaya devam ediyor, tasarımında minik revizyonlarla eskiye benzemeye çalışıyor. Tabi daha büyük bir örneği, TOS'da yaptığı değişiklikleri birkaç hafta sonra geri almak zorunda kalmıştı.
Yine bir hafta kadar önce Last.fm de bu şekilde radikal bir karar alarak Amerika, Almanya ve İngiltere dışındaki ülkelerin Last.fm radyosunu kullanmasını ücret ödeme şartıyla kullanılabilir yapacağını söylemişti. Şahsen verilecek ücretin mantıklı ve kabul edilebilir olduğunu düşünüyorum.
Ancak en az Facebook kadar tepki alan Last.fm de kullanıcının gücü karşısında geri adım atmak zorunda kaldı. Aslında tam olarak kararından vazgeçmiş değil ancak bir erteleme söz konusu. Şimdilik radyo için zorunlu ücretli üyelik gerekmeyecek.
Last.fm blogunda ücretli yapılma kararının verilme nedeni de açıklanıyor. Daha önce de söylediğim gibi bunun başlıca nedeni radyoda her ülkede reklam bazlı çalışamıyor olmaları. Örneğin Almanya'da reklamveren kolaylıkla bulunabilirken, diğer ülkelerde reklamveren bulmak çok daha zor olabiliyor.
Şimdilik bulunan çözümlerden birisi hediye üyelikler. Dilerseniz arkadaşlarınıza ücretli üyelik hediye edebileceksiniz. Ayrıca alternatif ödeme metodları üzerinde de çalışıyorlar. SMS ile ödeme gibi metodlarla her ülkeden ücretli destek hesaplarının alımını kolaylaştırmak istiyorlar.
Sanıyorum bir süre daha bu şekilde devam ettikten sonra gidişata göre yine radyo kullanımı için ücretli üyelik mecburiyeti gündeme gelebilecektir.
Sonuç olarak deneyim olarak bize çok şey katabilecek altın bir çağda yaşadığımızı düşünüyorum. Özellikle Internet işinizse.
Google Ventures, yatırımlar başlıyor

Çok uzun zamandır orada burada duyulan dedikodulardan en büyüğü bu sanırım. Google yatırımcılığa soyunacak mı? Bundan birkaç gün önce yarı resmi açıklamada Google Ventures'in gerçekleşeceği duyurulmuştu ancak bugün itibariyle Google Ventures gerçek oldu ve sizlerle paylaşmayı uygun gördüm.
Google Ventures, daha fikir aşamasındaki girişimlerden gelişmiş girişimlere kadar geniş bir yelpazede genç firmaları keşfetmeyi amaçlıyor. Internet, yazılım ve donanım gibi sektörlerin dışında, bio-tech ve sağlık sektörleri de ilgi alanları içerisinde.
Arkasında Google olan bir venture şirketi olunca, girişimciler inanılmaz şanslı olacak diyebiliriz. Zira Google'ın bünyesindeki diğer girişimciler, yatırımcılar, öncüler ve 20 binin üzerindeki Google çalışanı bir nevi sizin arkanızdaki desteğiniz oluyor.
Kendinizi ve projenizi Google'a anlatmanın en kolay yolu ise onlara bir eposta göndermek.
Dedikodu: Google Ventures'in bu sene 100 milyon dolar civarında yatırım yapacakmış.
Google bedava müzik dağıtmaya başlıyor
Dünyanın arama motoru devini dize getiren ülke hangisi? Elbette Çin. Hatırlarsanız Çin hükümeti Google'a eğer Çin için özel arama sonuçları getirmezse kendilerini tamamen yasaklayacaklarını söylemişti. Google'da dünyanın Internet popülasyonu en büyük ülkesinin önünde diz çöktü haklı olarak.
Ancak bu sizce Google'ın Çin'de bir numaralı arama motoru olmasını sağladı mı sizce? Hayır. Çin, kapalı Interneti oynadığı için Çinlilerin Internet davranışları da beklediğimizin aksine daha farklı. Google bir numaralı arama motoru olmadığı gibi, Facebook gibi uluslararası sosyal ağlar da Çin'de pek tutunamıyor.
Konumuza dönelim, evet Google bedava müzik dağıtımına başlıyor. Ne yazık ki dünya genelinde değil, sadece Çin'de. Peki sizce neden? Çünkü Google'ın en büyük rakibi, ondan iki kat daha büyük pazar payına sahip olan Baidu uzun bir süredir bedava müzik sağlıyor.
Google rekabette geri kalmamak için ilk etapta 350 bin şarkı sağlayacakmış. Bunun ilerleyen zamanlarda 1.1 milyon civarı olması bekleniyormuş. Çince ve yabancı şarkılar dahil. Bu şarkıları bedava sunabilmesinin arkasında da reklam gelirlerini müzik şirketleriyle paylacaşak olması yatıyormuş.
Sizce Google'ın bu atağı yerelleştirmeye bayılan Çin halkının daha fazla Google'ı kullanmasını sağlayacak mı?
Twitter gelir modelleri bir bir ortaya çıkıyor
Eğer Twitter'ın web arayüzünü kullanıyorsanız bir süredir ekranda dönen, bir sözlük edasındaki metin reklamları görmüşsünüzdür. Bunlar bildiğimiz kadarıyla, şimdilik sadece Twitter ürünlerini ve 3. parti uygulamaların promosyonunda kullanılıyor. Herhangi bir ücretli reklam uygulaması mevcut değil. Ancak herkes, bunun ileriye dönük bir reklam platformu olacağını düşünüyor. Bu gelir modellerinden birisi: olası model.
Diğeri ise artık tamamen kesinleşen ücretli üyelikler. Ücretli üyelik lafı Türk insanını çok korkutuyor biliyorum, ancak bu sefer korkmanıza gerek yok. Zira ücretli üyelik sadece kurumsal bazda olacak.
Bu aslında kişisel üyelikler bedava olacak, kurumsal üyelikler ücretli olacak da demek değil. Çünkü ücretli üyeliklerden kasıt, çeşitli eklenti ve desteğe dayalı üyelikler. Daha da açıklayıcı olmak gerekirse, Starbucks gibi Twitter'ı aktif kullanan veya kullanmak isteyen firmalar, belirli ücret ödeyerek Twitter'dan; kurumsal deneyimlerini nasıl daha artırabilecekleri, daha kolay hesap onaylanması ve hafif istatistik servisi gibi servisler alabilecekler.
Birinci olasılığa dönersek, benim kişisel tahminim bu reklam kutularının uzunca bir süre Twitter alt yapısını kullanan uygulamalara açık olacağı yönünde. Ücretleri hakkında bir tahminim olamayacak ancak başlıca nedeninin Twitter kullanımını maksimum düzeye çıkarmayı desteklemek olabileceğini söyleyebilirim.
Last.fm'e aylık 3€ öder miydiniz?
Last.fm şüphesiz müzik zevkinizi milyonlarla paylaşmak ve sizin zevkinize göre hazırlanmış şarkıları Last.fm radyosundan dinlemek gibi özellikleriyle ülkemizde de oldukça popüler. Hatta Türkçe olarak da erişmek mümkün.
Ancak bugün Last.fm blogunda yayınlanan bir haber bir çok Last.fm kullanıcısını üzecek gibi. Sadece Amerika, İngiltere ve Almanya ülkelerindeki kullanıcılar hariç, diğer tüm ülke kullanıcılarına bir nevi ücretli fiyat politikası uygulanmaya başlanacak.
Olayın nedeni tabi ki de belli. Müzik şirketlerinin baskısı.
Yeni Last.fm fiyat politikasına göre Last.fm radyosu hariç her şey yine bedava olmaya devam edecek. Ancak radyoyu dinlemek isterseniz aylık 3€ ödemeniz gerekecek. Ücretli üyeliğe geçtiğiniz takdirde limitsiz olarak müzik dinlemeye devam edebileceksiniz.
Düşündüğünüzde 3€ aylık olarak büyük bir ücret gibi değil. Siz ne dersiniz, limitsiz müzik keyfi için bu parayı verir miydiniz?