SiberKültür 101: Internet kültürü, web dedikoduları ve web tasarımı ve geliştirme konusundaki tüm açlığınızı giderir.
Çin'de İnternet Kullanım Oranları
Hazır Google ve Çin Hükümeti arasında problemler yaşanırken, firmaların "tavizler" vermesine neden olan "Çin İnternet Kullanımı" büyüklüğüne, yine CNNIC(China Internet Network Informatin Center) verileri üzerinden bakalım.
Çin, ülkeler bazında en çok internet kullanıcısı olan, yüksek bir büyüme hızıyla büyüyen bir ülke. Şemada gördüğünüz üzere, geçtiğimiz 2009 yılı için öngörülen, "tahmini" internet kullanım sayısı 396 milyondu. CNNIC'nin geçtiğimiz günlerde paylaştığı raporuna göre, 384 milyon kişi Çin'de internet kullanıyor! Bu kullanım oranı, toplam nüfusun %20'sine denk geliyor. CNNIC yetkililerinin verdiği demeçlere göre, evet, büyüme tahminlerin altında çıktı(tahmin edilen büyüme rakamı %30'lar civarındaydı) ancak; geçtiğimiz yıl yaşanan ekonomik kriz, ortaya çıkardığı yan etkiler tahmin edilen rakamın altında kalınmasına sebep olmuş. Buna rağmen, 2013 yılına kadar Çin nüfusunun %61'lik kısmının, yani 840 milyon Çinlinin internet kullanıcısı olacağı tahmin ediliyor.
Çin'in ev'den, iş'ten internete giren 384 milyon internet kullanıcısı var. Peki, mobil internet kullanım oranları ne durumda? 2009 yılında 3G ihalesinin yapılmasından sonra, Çin Mobil Internet kullanım sayısı 233 milyona ulaştı. Bu da %106'lık bir büyümeye denk geliyor. Enteresan bir istatistiktir; 30 milyon mobil internet abonesi, başka bir internet bağlantısı kullanmıyorlar ve kendilerine bu bağlantının yeterli olduğunu, telefonlarından her türlü işlerini halledebildiklerini söylüyorlar.
Çinliler internete girdiklerinde en çok haber sitelerini, arama motorlarını ve video izleme sitelerini kullanıyorlarmış.
Bunlarla birlikte, bazı enteresan rakamlar da mevcut;
- Elektronik ticaret 2009 yılında %68'lik bir büyüme gerçekleştirmiş.
- Online Ödeme'de %80,9 büyüme
- Online Tatil Rezervasyonu'nda %77,9 büyüme
- Online Borsa İşlemleri'nde %67 büyüme
- Online Bankacılık İşlemleri'nde %62.3 büyüme
- Online Alışveriş'te de %45.9 büyüme
yakalanmış. İnternet'e girişin genellikle dizüstü bilgisayarlar ve cep telefonlarıyla yapılan Çin'de 2009 yılında internet üzerinden yapılan toplam alışveriş tutarı ise 37 milyar dolar. Ki, Çin online alışveriş sektörünün 2010 yılında en hızlı büyüyecek iş modeli olacağı düşünülüyor.
- 3 yorum
Görme engellilerin Internet alışkanlıkları
Bildiğiniz üzere görme engellilerin Internet deneyimini yaşamak için ekran okuyucu programlar yardımıyla web sayfalarında geziyorlar. Ekran okuyucu programlar, web sayfası üzerindeki her metini sesli olarak okuyor, kişiye bölümler arasında geçiş, arama, tıklama gibi her türlü aksiyonu gerçekleştirmesinde yardımcı oluyor.
WebAIM, Survey of Preferences of Screen Readers Users adı altında 1.121 ekran okuyucu program kullanıcısı ile gerçekleştiği anket ile bazı ilgi çekici sonuçları paylaşıyor bizlerle. Tüm sonuçları grafikleriyle buradan inceleyebilirsiniz. Aşağıda benim gözüme çarpan bazı noktaları bulabilirsiniz:
- JAWS en çok tercih edilen ekran okuyucu uygulama (Windows)
- IE en çok tercih edilen tarayıcı, ardından Firefox geliyor. Bazı kullanıcılar her ikisini de kullanıyor.
- Headings
h1, h2, h3, h4, h5, h6büyük oranda ilk okunuyor. - Arama fonksiyonu çok sık kullanılıyor, genellikle "search" diye aratılıp sayfada bulunuyor ve sayfadaki ilk textbox olarak düşünülüyor.
- Web 2.0 ın büyük oranda kullanışsız olduğu düşünülüyor.
- İmajların alt tagleri genellikle "xxx'nin fotoğrafı" formatında yazılıyor.
- Flash içerik inanılmaz kullanışsız.
- Frame'lerde flash kadar zorluk çekilmiyor.
- PDF kullanımı kullanıcı deneyimine göre çok kolay veya çok zor algılanıyor
Vatandaş kurumsal bloglara da güvenmiyor
Sosyal medyada yer alıp, kendini pazarlamak isteyen firmalara bir öğütte bulunulur: kurumsal blogunuzu açın.
Ancak Forrester Research bir araştırma yapıyor ve kurumsal blogların tüm kaynaklar arasında güven oranı en düşük kaynak olduğunu söylüyor: %16.
Araştırmadan bir diğer detay, kişisel blogların da güvenlilirlik oranının %18 olduğunu söylüyor. En çok güvenilen kaynak ise, %77 ile tanıdıklarımızdan aldığımız epostalar. TV ve radyolar ise %38 ve %39 ile ortalarda yer alıyor.

Bu sonuçlar büyük ihtimalle Amerika için daha geçerli sonuçlar demektir. Dolayısıyla ülkemiz için durum az çok oynayabilir. Ancak iki türlü de benim aklımda, kişisel blogların daha yüksek bir güven oranına sahip olduğunu söylemeliyim.
Sonuçlara kafayı takıp, gerek kişisel gerekse de kurumsal blogların kepenklerini indirmek çok anlamsız olacaktır. Eğer blogunuzun yarattığı etkiyi gözlemleyebiliyorsanız ve bu etki elle tutulur derecede büyükse, siz yaptığınızı iyi yapıyorsunuzdur; dolayısıyla devam edin.
Eğer kurumsal blogunuzda, en iyi marka biziz, bizi kullanın gibi dayanağı olmayan çocukca makaleler cirit atıyorsa, siz de bu rapordaki düşük güven oranına sahip kitledensinizdir. Yani ya artık davranış biçiminizi değiştirip, kitlenize söyleyeceğiniz doğrularla güvenini kazanmaya çalışın veya blogunuzu kapatın. Yanlış anlaşılmasın, burada bahsettiğim doğrular biz en iyi 4. markayız demek yerine, tüketiciye nasıl daha faydalı olabilirsiniz bunu anlatın.