"

SiberKültür 101: Internet kültürü, web dedikoduları ve web tasarımı ve geliştirme konusundaki tüm açlığınızı giderir.

Internet ne renktir?

Bir tasarımcı olarak favori renginiz nedir? Sitelerinizi tasarlarken rengi neye göre seçersiniz? Veya bir ziyaretçi olarak en çok hangi renkler hoşunuza gider?

Tüm bu soruların cevapları elbette kişiden kişiye büyük değişiklik gösterecektir. Orta yolu da bulmaya çalışmayacağım. Ancak yazılacak yazılar listemde bir süredir beklettiğim bir kaynağı paylaşacağım.

A2591.com, Internet'in rengi ne başlığı altında şahane bir rapor çıkarmış. Arkadaşlar, Alexa ve Technorati verilerini baz alarak, dünyaca en popüler sitelerin renklerini analiz etmişler. Çıkan sonuçlar şu an için çevirimiçi elde edilemese de yakın zamanda diğer ürünleriyle beraber satışa sunulacakmış.

Internetin renkleri

Yine de bir genel bakış olarak yukarıdaki grafikten faydalanabilirsiniz. Görüyoruz ki; bloglar genellikle kırmızı ve tonları, tasarım siteleri gri ağırlıklı, oyun siteleri de yeşil ağırlıklıymış. Genel bakışta ise mavi rengin hakim olduğu görülüyor.

Twitter gelir modelleri bir bir ortaya çıkıyor

Eğer Twitter'ın web arayüzünü kullanıyorsanız bir süredir ekranda dönen, bir sözlük edasındaki metin reklamları görmüşsünüzdür. Bunlar bildiğimiz kadarıyla, şimdilik sadece Twitter ürünlerini ve 3. parti uygulamaların promosyonunda kullanılıyor. Herhangi bir ücretli reklam uygulaması mevcut değil. Ancak herkes, bunun ileriye dönük bir reklam platformu olacağını düşünüyor. Bu gelir modellerinden birisi: olası model.

Diğeri ise artık tamamen kesinleşen ücretli üyelikler. Ücretli üyelik lafı Türk insanını çok korkutuyor biliyorum, ancak bu sefer korkmanıza gerek yok. Zira ücretli üyelik sadece kurumsal bazda olacak.

Bu aslında kişisel üyelikler bedava olacak, kurumsal üyelikler ücretli olacak da demek değil. Çünkü ücretli üyeliklerden kasıt, çeşitli eklenti ve desteğe dayalı üyelikler. Daha da açıklayıcı olmak gerekirse, Starbucks gibi Twitter'ı aktif kullanan veya kullanmak isteyen firmalar, belirli ücret ödeyerek Twitter'dan; kurumsal deneyimlerini nasıl daha artırabilecekleri, daha kolay hesap onaylanması ve hafif istatistik servisi gibi servisler alabilecekler.

Birinci olasılığa dönersek, benim kişisel tahminim bu reklam kutularının uzunca bir süre Twitter alt yapısını kullanan uygulamalara açık olacağı yönünde. Ücretleri hakkında bir tahminim olamayacak ancak başlıca nedeninin Twitter kullanımını maksimum düzeye çıkarmayı desteklemek olabileceğini söyleyebilirim.

Google arama sonuçlarını daha akıllandırıyor

Uzunca bir süredir semantik aramalardan, bu konudaki liderin kim olacağından bahsedip duruyoruz. Bu alandaki en büyük ismi şüphesiz Hakia yapmıştır. Ancak Hakika arama motorundan uzak görünümüyle ne yazık ki bir süredir sessiz kaldı.

Google, doğal olarak, her zaman olduğu gibi yavaş adımlarla ataklarına başladı. Bunun minik bir örneği diyebileceğim daha akıllı kelime önerileri Google arama sonuçlarında yayına girdi. Buna göre, örneğin İngilizce olarak principles of physics (fizik prensipleri) aramasını yaparsanız, konuyla ilgili olabilecek önerileri sayfanın en altında görebileceksiniz. Mesela, kuantum mekaniği, big bang, özel izafiyet ve açısal hız gibi. Bu özellik ilk olarak 35 farklı dilde yayına girdi. İçlerinde Türkçe'nin de olduğunu tahmin ediyorum.

Bir diğer akıllı özellik ise, her ne kadar semantik aramaya dahil olmasa da, yaptığınız uzun kelimeleri aramalarda, çıkan sonuçları daha iyi önizleyebilmenizi sağlayan daha uzun özet metinleri. Bunun örneğini hemen Google'a uzun bir arama metni girerek siz de test edebilirsiniz.

Last.fm'e aylık 3€ öder miydiniz?

Last.fm şüphesiz müzik zevkinizi milyonlarla paylaşmak ve sizin zevkinize göre hazırlanmış şarkıları Last.fm radyosundan dinlemek gibi özellikleriyle ülkemizde de oldukça popüler. Hatta Türkçe olarak da erişmek mümkün.

Ancak bugün Last.fm blogunda yayınlanan bir haber bir çok Last.fm kullanıcısını üzecek gibi. Sadece Amerika, İngiltere ve Almanya ülkelerindeki kullanıcılar hariç, diğer tüm ülke kullanıcılarına bir nevi ücretli fiyat politikası uygulanmaya başlanacak.

Olayın nedeni tabi ki de belli. Müzik şirketlerinin baskısı.

Yeni Last.fm fiyat politikasına göre Last.fm radyosu hariç her şey yine bedava olmaya devam edecek. Ancak radyoyu dinlemek isterseniz aylık 3€ ödemeniz gerekecek. Ücretli üyeliğe geçtiğiniz takdirde limitsiz olarak müzik dinlemeye devam edebileceksiniz.

Düşündüğünüzde 3€ aylık olarak büyük bir ücret gibi değil. Siz ne dersiniz, limitsiz müzik keyfi için bu parayı verir miydiniz?

İranlı blogger hapishanede ölü bulundu

İran'da bloggerların devamlı tutuklanması ve işkenceye tabi tutulması uzun zamandır duyduğumuz bir konu. İran'da kim fikrini ifade edebiliyor ki diye düşünebilirsiniz. Haklısınız.

Omid Reza Misayafi, bu bloggerlardan birisi, islami liderlerini küçük düşürdüğü gerekçesiyle hapisaneye atılan onlarca bloggerdan sadece birisi. Ölüm nedeni henüz açıklanmasa da kendisi büyük işkence belirtileriyle yakın zamanda hapisanede ölü olarak bulundu.

Üstelik herkes Omid'in politikal bir blogger olmadığını, aksine kültürel yazılar yazdığını söylüyor. Omid, sadece bir yazısında hafif iğneleyici bir tutum sergilediği için tutuklanmış. İran devleti ise Omid'in hapisaneye düştükten sonra akli sorunları çıktığını, bazı ilaçlara erişimi buldunuğunu ve bu ilaçları alarak intihar ettiğini söylüyor. Görevlilerin, rol yaptığını düşünerek hastaneye götürmediğini de.

Diğer yandan, Bush ABD'nin başındayken ayakkabısını çıkartıp fırlatan Iraklı gazeteci Muntadhar al-Zaidi ise olaydan sonra ülkesinde yargılanıyor. Büyük ihtimalle suçundan dolayı 15 sene hapis cezası çekecek.

Sizce bu iki ülkenin ortak noktası nedir?

Türkiye'de bir konferansta bakanı protesto eden öğrenciler, yargı tarafından cezalandırılmayıp sessizce özel olarak cezalandırılıyorlar. Öğretim kredileri kesiliyor, yurtlarından atılıyorlar.

Hızla kapatılmaya devam edilen web siteleri olsun, değiştirilen dergi kapakları olsun hepsi birer sansürün göstergesi.

Tekrar sorarım, sizce bu üç ülkenin ortak noktası nedir?

.tr uzantılı alanadları elden gitti

Biliyorsunuz, .tr uzantılı alanadlarının yönetimi ve satışı senelerdir bir eğitim kurumu olan ODTÜ'nün elinde. ODTÜ'nün bu işi çok iyi yaptığı söylenemez, zira fakslarla yürüyen bir iletişim mekanizmasını destekliyorlar ancak bunun gibi eski teknolojili tutumun da bir nedeni var, insanların hak ettiği alanadlarını alabilmesi. Çoğu ülkenin kendi uzantılarında da durum böyle.

Ancak bu hak artık ODTÜ'nün elinden alınıp bir devlet kurumunun eline veriliyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu: BTK.

BTK, günümüzde bir devlet kurumu ne haldeyse aynen o şekilde. Dönemin siyasi grubunun etkisi altında. Ancak üzüldüğüm her şey buna bağlı değil.

BTK'nın kurul başkanı Dr. Tayfun ACARER. Kendisi yüksek eğitimli bir kişilik olmasına rağmen, YouTube ve Google'dan faaliyet belgesi isteyen, YouTube'a Türkiye'ye özel içerik oluşturacaksın diyen, "ben tarihle ilgili bir siteye girdiğimde, örneğin emeviler devrine bakmak istediğimde karşıma porno sitesi çıkıyor. buna ben bakabiliyorsam, çocuğum da bakabilir" diyen şahıs.

Özetle bilgi teknolojileri konusunda bilgisizliğin bayrağını taşıyan bir önder.

.tr uzantılı alanadlarının BTK'ya devredilmesi (dikkat basın bülteni PDF dosyası) artık bu uzantıdan umudu kesebileceğimiz manasına geliyor bence. Öncelikle, ODTÜ'nün seneler süren uğraşlar sonucu zar zor kurduğu alt yapı büyük ihtimalle devletimizin bu kurumu tarafından tekrar kurulmak istenip, ellere yüzlere bulaştırılacaktır. Ardından büyük olasılıkla bu fiyatlar çok ucuz denip, özel alanadı vergisiyle bir de güzel zam yapılacaktır. Yeter mi yetmez, bu alanadları sadece Türkiye'ye özel, o zaman yurtdışından erişimini engelleyelim denmesini bile bekliyorum.

Artık Internet de tamamen elden gidiyor a sevgili dostlarım.

Gmail'de attığınız epostaları geri çağırın

Daha bügün yaşadım. Bir epostaya cevap verirken, taslak olarak kaydet yerine göndere bastım. Haliyle giden yarım kalmış eposta ve itibar kaybı.

Ben bunu yaşadıktan tam bir saat sonra Gmail labs ekibi gönderilen epostaların anlık olarak geri çağırılmasını sağlayan aracı çıkardı. Neredeydiniz bir saat önce dedim haliyle.

Epostayı geri çağırmak

Yeni araç, Gmail labs sayfasından aktif edilebilir. Ancak saatler önce attığınız epostaları geri çağırmayı beklemeyin tabi ki de. Bu araç, epostayı gönderdikten hemen sonra gönderildi uyarısının yanında undo bağlantısı olarak yer alıyor. Bastığınızda eposta henüz karşı tarafa ulaşmadığı için geri çağırılabiliyor.

Aslında Outlook'ta da böyle bir özellik mevcut. Ancak pek ön planda değil ve kullanabilmek için karşı tarafın da Outlook kullanıyor olması gerekiyor yanılmıyorsam. Outlook'ta karşı taraf epostayı okumadığı sürece geri çağırabiliyorsunuz.

Kazananlar: Sanal ortamda itibar yönetimi

Geçen hafta tanıttığım Sanal Ortamda İtibar Yönetimi kitabını kazanan 3 SiberKültür okuyucusu belli oldu.

Her şeyden önce katılıp, çok güzel yorumlarıyla hem beni hem de kitabın yazarı sevgili Gamze Er'i sevindiren okuyuculara sonsuz teşekkürlerimizi sunarım.

Gelelim imzalı kitabı kazananlara:

  • Arif CO.
  • y4
  • Yeliz Öz

Kazanan arkadaşlar eğer iletişim formu aracılığı ile, iletişim adreslerini bildirebilirlerse en kısa zamanda bu nacizane eser ellerine ulaşacaktır.

Kazananların tamamen rastlantısan bir şekilde random.org aracı tarafından belirlendiğini ayrıca hatırlatmak isterim.

Google Friend Connect'e API geldi

Google Friend Connect, benim geleceğine oldukça olumlu baktığım bir servis. Özellikle Google'ın sosyal arama olmak istemesini düşündüğümüzde GFC en büyük kozu olacak. Tabi ki Google, Facebook kadar aceleci davranmıyor. Onun yerine daha sağlam adımlarla, yavaş yavaş ilerliyor. Tam Googlevari bir davranış.

GFC'nin en kötü yanı, ucu kapalı bir servis olmasıydı. Evet insanlar alıp kullanabiliyorlardı ancak iş geliştirmeye gelince bir API desteği olmaması en büyük eksikliğiydi. Bugüne kadar.

GFC için API desteği sonunda geldi. API temel olarak üç role hitap ediyor. Birincisi, site sahiplerine GFC uygulamalarını kullanma, sitelerinin varolan üyeliklerini GFC ile bağlama gibi olanaklar sağlıyor. İkincisi, plugin geliştiricileri için. Ve sonuncusu ise gadget geliştiricileri için.

Örneğin GFC'nin Drupal ve Wordpress için bir entegrasyonu söz konusu. Bunu en kısa zamanda SiberKültür için ben de deneyeceğim.

GFC API ile daha fazla bilgiyi kendi sayfasındaki For developers linkinden edinebilirsiniz.

Drupal GFC modülü sayesinde SiberKültür için bir GFC entegrasyonu daha yaptım. Bundan sonra yorum yazarken Google hesabınız ile giriş yaparsanız adınıza otomatikman bir kullanıcı hesabı yaratılmış olacak. Ancak şimdilik kullanıcı detaylarınız tam anlamıyla SiberKültür topluluğuna bağlanmış olmuyor. Yine de ilk adım olarak gayet eğlenceli.

Artık Google Reader'da yazılara yorum yapabileceğiz

Google'ın yöneteceği sosyal bir webe doğru adım adım giderken beni hiç de şaşırtmayan bir Google yeniliği daha devreye girdi.

Bundan sonra, Google Reader'ınız üzerinde paylaşılan yazılara yorum yapıp, kontakt listenizdekilerle paylaşabileceksiniz. Şu an için, her yazıya yorum yapmak mümkün değil, sadece paylaşılan yazılar yorumlamaya açık. Yorumları görebilmek ve yazabilmek için Friends' shared items altından Comment View'i seçmeniz yeterki.

Bu yeniliği iki şekilde düşünebiliriz. İlki, Google halihazırda ölmekte olan blogların yorum mekanizmalarına bir darbe daha mı vuruyor? Ancak, yapılan yorumların genellikle arkadaşlar arasında, paylaşılan yazılarda olduğu düşünülünce bu düşünceden biraz da olsa vazgeçebiliyoruz. Diğer düşünce ise Google Friend Connect'in geleceğine yönelik.

GFC, temelde webin her yerinde sosyalleşmenizi sağlıyor. Facebook Connect'in aksine geleceğini daha parlak gördüğüm bir uygulama. Nedeni, Facebook Connect'in sadece Facebook ile sınırlı kalırken, GFC'nin arkasında Google ve onlarca ek servisinin olması.