Merhaba! Web 2.0, teknolojiler, web standartları, web tasarımı ve ilgili tüm konular hakkında makale ve haberlere ulaşabileceğiniz SiberKültür'e hoşgeldiniz. Dilerseniz RSS aboneliği ile yeni yazılardan ilk siz haberdar olabilirsiniz. Merak ettiklerinize hakkında sayfasından ulaşabilir, her türlü konuda irtibata geçmek için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.

Steve Jobs'ın sağlık durumu hakkında birinci ağızdan açıklama

Steve Jobs Gençken

Bir süredir etrafta Apple'ın CEO'su Steve Jobs'un sağlık durumuyla ilgili dedikodular dolaşıyor. Mutlaka rastlamışsınızdır, ölüm döşeğinde olduğu dahi söylendi. Steve Jobs'un son zamanlarda aşırı kilo kaybetmesi bunun en büyük dayanağı olsa da kendisi ve Apple daima böyle bir şeyin olmadığı üzerinde durmuşlardı. En son olarak MacWorld'ün en bomba kişi rolünü oynayan Steve Jobs'ın bu sene MacWorld'de olmayacağının duyurulması e ama sorularını tekrar gündeme getirdi.

Dün Steve Jobs kısa bir yazı yazarak duruma bir açıklık getirdi. Evet Steve Jobs rahatsız. Ancak rahatsızlığı ciddi değil. Daha önceleri hastalığım yok demesinin nedeni, doktorlarının kesin bir teşhis koyamamasıymış. Artık teşhis koyulmuş ve sanıldığı gibi ölüm döşeklik bir durum olmadığı görülmüş. Hastalığının adını tam olarak vermese de basit olarak sağlıklı olmasını sağlayan bazı proteinleri "çalan" bir hormonal dengesizliği varmış.

2008 yılından bu yana yavaş yavaş kilo kaybettiği gibi hastalığında da bir anda normale dönmesi beklenmiyormuş. Kilo kaybı gibi, tedavileri sayesinde yavaş yavaş normale dönebileceğini ve bu süre içerisinde de Apple'da CEO'luk görevine devam edeceğini söylüyor. Eğer hastalığım sanıldığı gibi ciddi olsaydı, 11 senemi verdiğim Apple'daki görevime devam edemeyeceğimi ilk ben söylerdim diye de ekliyor.

Eğer merak ediyorsanız açıklamasının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Apple fanatiği olmadığım için SiberKültür'de MacWorld ile ilgili haberleri göremiyorsunuz. Ancak yeni özellikleriyle MacBook Pro 17" 'i, iWorks'ü, iLife'ı ve iTunes'in DRM'den kurtulmasını merak ediyorsanız SiberKültür Topluluğu üyesi Baturalp Torun'un blogunda detaylıca okuyabilirsiniz.

Facebook'da SiberKültür reklam istatistikleri

Birkaç gün önce Facebook'dan nasıl 100 dolarlık bedava reklam gösterimi alabileceğinizi yazmıştım. Bu vesileyle SiberKültür için de bir reklam kuponu alıp, bunu Facebook'un reklam platformunu denemek için kullanacağımı söylemiştim.

Kapmanyayı şu şekilde hazırlamıştım:

  • Türkiye'de yaşayan
  • herhangi bir yaş aralığında
  • kadın erkek farketmeyen
  • web, web tasarımı, web development, html, css gibi konularla ilgili

Bu kriterlere göre 3.600 kişilik bir grup için gösterim yaptı reklam. Yayında kaldığı 4 günlük sürede, 24,830 kere gösterildi. Bu gösterime karşılık tıklanma sayısı sadece 29 oldu. Bu reklamın gideri ise 2.78 dolar kadar oldu.

Bu reklamı daha büyük bir kitleye gösterip, daha yüksek bir tıklanma oranı elde etmek bence mümkün. Ancak SiberKültür'ün hedef kitlesine girmeyecek kişileri siteye çekmek pek de anlamlı değil. Zira 4 günlük hit artışı gerisi gelmediği sürece, eğer kaliteli site yapmak istiyorsanız, bir anlam ifade etmiyor.

Hedef kitlemin normal kullanıcılardan daha deneyimli ve reklamları göz ardı etme yetilerinin güçlenmiş bir kitle olması oranları bu kadar düşük tuttu diye düşünüyorum.

Eğer siz de şansınızı denemek isterseniz nasıl 100 dolarlık reklam çeki kazanabileceğinizi buradan öğrenebilirsiniz.

Gmail de artık IE6'yı dışlıyor

Geçtiğimiz sene Apple ve 37signals Internet Explorer 6 kullanıcıları için artık destek vermeyeceklerini açıklamışlardı.

Google da bu furyaya katılan büyük firmalar arasında yerini aldı. Bundan sonra Gmail'e IE6 ile girdiğinizde tamamen dışlanmayacaksınız ancak Gmail'i daha hızlı kullanmak ister misiniz türünde bir mesaj ile karşılaşacaksınız. Önerilen tarayıcılar içinde Chrome, Safari, IE7 ve Firefox 3 bulunuyor.

Gmail ekibi en son Eylül 2008 başında kodlarını tazeleyerek IE6 desteği sağlamışlardı. Bu destek öncesinde renkli etiketler, Gmail labs uygulamaları ve AIM entegrasyonu gibi birçok özellik IE6 üzerinde çalışamıyordu.

Gmail'in bu hamlesiyle kolayca anlayabiliriz ki yakın zamanda bir toplu güncelleme ve yeni özellikler serisi de bizlerle olacak.

IE6 gibi eski nesil tarayıcılar kullanmak sadece CSS/HTML uyumsuzluğuyla kalmıyor. Bunun yanında JavaScript uyumsuzlukları, sayfaların olabileceğinden geç yorumlanması gibi dertler de kullanıcıya belki de farkında olmadan vasat bir Internet deneyimi yaşatıyor.

SiberKültür de bir süredir IE6 ile giren kullanıcılarını bir mesaj ile karşılıyor.

Google'da aramayı bilmek

Gün geçiyor, web büyüyor, henüz bilgiyi düzgün yorumlayamadığımız içinse bu bilgi deryasında kaybolmak çok kolay olabiliyor. Kendimden örnek vereyim, Google'da birkaç sene öncesinde yaptığım aramalarla, şu zamanlarda yaptığım aramalar arasında büyük farklar var. Her şeyden önce arama sonuçları eskiden on geliyorsa şimdi bin geliyor.

Google algoritmasıyla bizim aradığımız şeyi anlamaya çalışıp, bize en isteyebileceğimiz sonuçları getirmeye çalışıyor. Evet sadece çalışıyor. Bazen farkına varıyorsunuz ki bu arama sonuçlarında boğuluyorsunuz.

Tüm bunları aşmanın yolu Google'ı daha iyi kullanmaktan geçiyor. Bunun için en iyi yollardan ikisi ise tırnak kullanmak ve sadece başlıklarda aramak.

Google'da arama yaparken tırnak işaretlerini kullanmak (tabi ki de iki veya daha fazla kelimede) sadece o kelime grubunun tamamının yan yana geçtiği sonuçları getirecektir. Böylece genel sayılabilecek kullanımları tamamen aşmış olacaksınız. Örneğin, siber kültür (485.000 sonuç) diye aramak yerine "siber kültür" (80.500 sonuç) diye aramak.

Tırnak metodunu eminim çoğumuz biliyoruz. Ancak bilmediğimiz veya benim gibi unuttuğumuz bir metod daha var. Bu da sadece başlıklarda arama yapmak. Bir web sayfasının veya dökümanın en özet kısmı başlığıdır. Tek kelime veya kısa bir cümle ile tüm yazı özetlenmeye çalışılır. Google bize sadece başlıklarda arama imkanı veriyor. intitle:kelime şeklinde kullanabileceğiniz metod yüz binlerce sayfayı eleyip size yüzlerce sayfa sunacak. Ve büyük ihtimalle aradığınız şeyi çok daha çabuk bulabileceksiniz. Örneğin, "siber kültür" (80.500 sonuç), inline:"siber kültür" (107 sonuç).

Eğer daha fazla Google özelliği öğrenmek ve bir Google arama mühendisi olmak istiyorsanız 2007 yılında yazılmış Google Mühendisliği makalesine göz atabilirsiniz.

Türkiye'de gönüllü web sitesi desteği ve Wikipedia

Wikipedia her Internet kullanıcısının elbet rastlayacağı, kullanıcıların katkıda bulunarak büyülttüğü ve şu an dünyanın en büyük kaynaklarından birisi sayılan bir servis. Bildiğiniz üzere Wikipedia üzerinde her hangi bir reklama rastlamanız mümkün değil. Zira Wikipedia, ziyaretçilerine reklamsız, sadece bilgi odaklı bir gezinti keyfi sürdürmeyi amaçlıyor.

Bu nedenle her sene Wikipedia vakfı, Wikipedia'yı ayakta tutmak için ziyaretçilerinden maddi destek talebinde bulunuyor. Bu sene hedeflenen rakam 6 milyon dolardı. 125 bin adet bağışçı toplamda 6.2 milyon dolar bağışlayarak Wikipedia'nın 2009 içinde sıkıntılarını kısmen unutturmak istedi.

2007 yılında toplanan bağış: 2.162 milyon dolar ve 2006 yılında ise 1.040 milyon dolar. Bağış grafiği oldukça başarılı.

Tüm bunlar kendini sevdiren bir servisin ayakta kalmak için kullanıcılarından aldığı desteği gösteriyor. Genellikle bu bağış sistemi yurt dışında oldukça tercih edilen, irili ufaklı web sitelerinde kendini "bana kahve ısmarlayın, bu siteye destek verin" gibi sloganlarla gösteren bir uygulama.

Peki bir SiberKültür okuyucusu olarak siz ne düşünüyorsunuz?

  1. Wikipedia'ya bağışta bulundunuz mu? Bulunduysanız ne kadar?
  2. Wikipedia'ya bağışta bulunmadıysanız, bulunmayı düşünür müydünüz? Ne kadar düşünürdünüz?
  3. Wikipedia dışında başka bir yabancı girişim masraflarını giderebilmek için böyle bir çağrıda bulunsaydı ne yapardınız? Lütfen cevabınız olumluysa miktar ve servis ismini de verin.
  4. Türkiye'den bir girişim böyle bir çağrıda bulunsaydı cevabınız ne olurdu? Lütfen cevabınız olumluysa miktar ve servis ismini de verin.

Android cepten çıkıp dize geliyor

Android benim kesinlikle geleceğinin çok parlak olduğuna inandığım Google'ın mobil işletim sistemi bildiğiniz üzere yakın zaman önce G1 isimli bir telefon modeliyle hayatımıza girdi. G1 çıktığında iPhone kadar büyük bir etki yapacak gibi düşünceler dolaşıyordu etrafta, ancak aslında böyle bir etkiden çok sadece basit bir güç gösterisiydi bu. Zira Android henüz çok genç.

G1 ile gelen Android haliyle bir telefon üzerinde olunca bunun sadece telefonlar için tasarlanmış bir işletim sistemi olduğu düşünülüyor. Ancak gerçekler bundan çok daha öte. Google'ın Android'i açık kaynakçılar tarafından alınıp bir Asus EEE Pc üzerinde çalıştırıldı bile.

Asus EEE Pc bir netbook. Yani notebook ile bir cep telefonu arasında bir cihaz. Notebooklardan daha küçük, el bilgisayarlarından çok daha hızlı, genellikle sadece Internete girmenizi ve küçük işlerinizi halletmenizi sağlayan sistemler.

Şimdi en heyecanlı nokta: VentureBeat için freelance yazan iki kafadar, Android'i bu netbook üzerinde çalıştırmayı başardılar. Android şu an ki haliyle bir PC'den farklı bir işlemcide çalışmak için tasarlandığı için biraz uğraşmışlar ancak sonunda aşağıdaki gibi bir görüntü elde etmişler.

Android netbook üzerinde

Buna imza atan kişiler, Android'in kodları içerisinde iki kullanım poliçesi bulmuşlar. Birisi bizim zaten bildiğimiz telefon kullanımı için, diğeri ise MID'ler içinmiş. MID ise Mobile Internet Devices'a karşılık geliyor. Yani mobil Internet aygıtları.

Ancak gözümüzden kaçan bir şey var. Google mühendislerinden birisi de daha önce Android'i bir Asus netbook üzerinde çalıştırmış. Bununla ilgili haberlere pek de rastlayamamıştık.

Tüm bunlarla beraber Android'li netbookların 2009 sonu, 2010 başında hayatımızda olması bekleniyor. Google için gerçekten uzun bir süre: Android çok daha kullanışlı bir hale gelecek, Android destekçisi Asus ve Intel gibi firmalar ise bu fırsatı kaçırmayacaklar.

Facebook'da yine 100 dolarlık bedava reklam imkanı

Geçmiş zamanda Visa, Facebook uygulamasını yükleyen kullanıcılara $100'lık Facebook reklam kuponu vermişti. Bet3'den gördüğüm kadarıyla bu kampanya halen devam ediyormuş. Ben de denemek üzere kolları sıvadım. Detaylarına geçmeden önce eğer siz de bu kampanyadan yararlanmak istiyorsanız yapmanız gerekenler şu şekilde:
  • Facebook'ta Visa Business Network uygulamasını yükleyin.
  • Açılan formda şirket (blog, site) ismi ile bir eposta adresi girin. Buradaki eposta adresiniz önemli değil, promosyon kodunuz Facebook'a kayıtlı olduğunuz eposta adresine geliyor.
  • Eposta adresinize promosyon kodunuz ile birlikte bir de bağlantı geliyor. Bağlantıya tıklayarak reklamınızı kurabiliyorsunuz. Kurarken promosyon kodunun girili olduğundan emin olun. Ayrıca kredi kartı bilginizi vermeniz gerekiyor. Eğer $100'ın üzerinde reklam verirseniz ücret kredi kartınızdan çekilecek, aksi halde sorun yok.
Gelelim detaylara. SiberKültür için görsel kullanmadan aşağıdaki metinlerle bir reklam hazırladım:
SiberKültür web tasarımı ve siberkültür üzerine eksiklerinizi tamamlayın, kendinizi geliştirin
3 günlük bir dönemi kapsayacak reklamın günlük bütçesi 25 dolar. CPC ise $0.13. Veriler tamamen Facebook'un bana önerdiği veriler. Reklamın gösterileceği hedef kitlede tamamen nokta atışı yapmaya çalıştım. Türkiye'de yaşayan, herhangi bir yaş aralığında, kadın erkek farketmeyen; web, web tasarımı, web development, html, css gibi konularla ilgili 3.600 kişiye gösterilecek reklamlar. Böylece SiberKültür'ün hedef kitlesinin ne kadarlık bir bölümü Facebook'tan gelecek, bunu ölçmeye çalışacağım. Kampanya bitişinde detayları sizlerle paylaşacağım.
Dipnot: Facebook reklamlarını onaylayanlar Facebook'ta çalışan stajyerler. Bunu referrerlarıma gelen http://www.intern.facebook.com/intern/ads/review.php adresinden farkettim.

Popüler insanlar kayırılmalı mı?

Birileri ortaya şöyle bir fikir atıyor. Twitter bize bir arama özelliği getirsin, bu özelliğe göre arama sonuçlarını çok takip edilen (popüler) insanlara göre limitleyebilelim. Böylece daha doğru sonuçlar elde ederiz, diğer kişilerin sonuçlarıyla zaman kaybetmeyiz.

Robert Scoble dahil birçok onbinlerce takipçisi olan kişi ise bunun ne kadar saçma bir fikir olduğunu söyledi. Eğer Twitter böyle bir özelliği devreye sokarsa artık demokratik bir ortam olmayacağını savundular. Twitter'dan tabi ki de böyle bir özellik gelmiyor. Ancak tartışma boyut kazanarak bu düşünülen özelliğin ne kadar faydalı veya ne kadar yanlış olduğu üzerinde büyüyor.

Tüm bunlar yaşanırken uyanık bir grup yazılımcı Twitority isimli servisi kurdu. Yaklaşık 12 saatlik bir çalışma ardından, tam da yukarıdaki işlevi gerçekleştiren bir servis. Normal Twitter araması yanında, çok veya az takipçisi olan insanlar içinden arama da yapabiliyorsunuz. Servis biraz yavaş ancak böyle uyanık bir davranış onları Techcrunch anasayfasına çıkardı.

Konuya dönersek, fikirlerinizi merak ediyorum. Sizce böyle bir gruplama faydalı olabilir mi? İnsanların daha kesin ve doğru bilgilere ulaşmasını hızlandırabilir mi? Yoksa haksız rekabet gibi bir şeyden öte değil mi?

SiberKültür'de 2008'in en iyileri

2009 hoşgeldin

Koskoca bir seneyi daha geride bırakıyoruz. 2000'lere girerken insanların takvim acemiliğinden yaşadığı 20'li yıllar heyecanı geçti, 2010 olacağınız neredeyse ancak değişen çok şey var. 2009'un hepimize çok güzel şeyler vermesi ve sansürsüz geçmesi dileğiyle işte 2008 yılında tamı tamına 343 yazı arasından sıyrılıp SiberKültür'de popüler olmuş birkaç yazı:

skD Theme: Wordpress teması

SiberKültür'ün ilk teması, ilk Wordpress teması 2008'de SiberKültür'de en çok okunan yazı oldu. sKD wordpress teması, 1.000 kadar yerli yabancı blog tarafından tercih edildi, birçok yeni tema içinde iskelet görevi yaptı. sKD üzerine kurulu temaları görünce böyle bir faydasının olduğunu bilmek beni çok mutlu etti. Ayrıca bu yazı 2008'de en çok yorum alan 2. yazı.

Web'de tipografi: CSS

Bu yazıda webde daha okunabilir metinler yaratmak için ipuçlarını örnekleriyle beraber paylaşmıştık. İnsanların oldukça işine yaramış olacak ki 2008'in en iyileri arasında yer alıyor.

CSS ile klavye tuşları

Özellikle web uygulamalarına örnek teşkil edebilecek, CSS ile imaj kullanmadan nasıl klavye tuşu görünümü elde ederiz bunun örneğini paylaşmıştık. Yazılın ilham kaynağı ise SiberKültür'ü klavye tuşlarıyla yönetebilmenizi sağlayan bu yazı olmuştu.

Google Chrome

Google Chrome'un çıktığı gün. Eminim sadece bizim için değil, birçok blog için tarihi bir gün olmuştur. Seneler önce Google kendi tarayıcısı yapacak dedikoduları bizi heyecanlandırır, aslı olmadığını görünce üzülürdük. Şimdi gerçekleştiğini görmek çok sevindirici.

Siz Hala spacer.gif mi Kullanıyorsunuz?

Internetin ilk zamanlarından kalma spacer.gif alışkanlığını yok etmenin ve yerine kullanılabilecek metodların anlatıldığı bir başka CSS öğretisi yine en popülerler arasında.

Tasarımcılar için SEO Rehberi

Şu an askerde olan sevgili Volkan Görgülü'nün hazırladığı makalede SEO olabildiğince basit anlatılmış, bir sürü insana ilham kaynağı olmuştu.

Siberkültür Safari'yi seviyor

Hiçbir çıkarım olmadan, gerçekten beğendiğim bir tarayıcı olan Safari'de varolan Webkit motorunun getirisi olan bir CSS kodunun bu eğlenceli örneği en çok okunan yazılar arasında bulunuyor.

SiberKültür Topluluğu geri dönüyor, elleri boş değil!

SiberKültür Topluluğu'nun yeniden açıldığı gün oldukça ilgi görmüştü. Bir de teşekkür olarak minik bir hediyemiz vardı bugün. Ayrıca bu yazı 2008'de en çok yorum alan 1. yazı.

Sosyalleşmek isteyeceğiniz 28 web ünlüsü

Türk webinde başarılı 28 kişi ve hepsinin sosyal ağlardaki profilleri. Takip etmek isteyeceğiniz türden.

Minik ipucu: CSS ile çift kenarlık

Bir CSS öğretisi daha en çok okunanlar arasında. Bu yazıda bir imaja veya elemente CSS kullanarak nasıl stilli çift kenarlık verebileceğimizi görmüştük.

Tüm zamanların en iyi ikisi

Yahoo.com.tr Mail Türkçe

2005 yılında sevgili Kayıhan Turgutoğlu tarafından yazılan haber bugüne kadar SiberKültür üzerinde en çok okunan yazı. Nedenini tahmin etmek zor değil gerçekten :)

Microsoft Silverlight: Herşey yeniden mi başlıyor?

Türkiye'deki ilk kapsamlı Silverlight tanıtımlarından biri olan bu yazı umarım çoğumuza faydalı olmuş, Silverlight deneyimini yaşamasını sağlamıştır.

Bonus yazılar

MYK Alkışlarla Yaşıyorum'u satın aldı

Türkiye'nin pek sevimli ve kaliteli içeriğini kendi üreten video sitesi, daha doğrusu Internet televizyonu Televidyon'un yaratıcısı MYK ilk satın alımını gerçekleştirdi.

Benim henüz yeni yeni keşfettiğim, aslında bir kitlesi oluşmuş bir site olan (4 yaşında) Alkışlarla Yaşıyorum satın alımın diğer kahramanı. Kendileri ismini Zeki Müren'in şarkısından almışlar. Bunca zamandır kıyıda köşede kalan, birçoğumuzun bildiği ancak unuttuğu nostaljik içeriği toparlıyorlar ve hatırı sayılır bir arşivleri oluşmuş. Alkışlarla Yaşıyorum, hedef kitlesine saatlerce zaman geçirtebilecek bir potansiyele sahip.

Bu potansiyeli gören M. Serdar Kuzuloğlu kendi blogunda daha detaylı açıkladığı gibi, Alkışlarla Yaşıyorum'u MYK bünyesine katmış. Satın alma kapsamında, Alkışlarla Yaşıyorum artık yeni bir logoya ve tasarıma kavuşacakmış (yerinde karar). Mart 2009 gibi ise yeni haliyle karşımıza çıkması planlanıyormuş. İçerik kısmı ise MYK'da değil, Alkışlarla Yaşıyorum'dan Fatih Aker ve ekibinde olacakmış.

Açıkcası Televidyon'u proje olarak çok beğeniyorum. İşini hakkıyla yapıp, kaliteyi ortaya çıkarabilen ender projelerden. Hele Televidyon video girişlerini hangi marifetli eller hazırlıyorsa çok beğendiğimi de söylemeliyim. Alkışlarla Yaşıyorum ise MYK elinde eminim ki tadından yenmeyecek leziz bir projeye dönüşecek. Merakla bekliyoruz.

Anasayfa | RSS aboneliği | SiberKültür hakkında bilmek istedikleriniz | İletişime geçin | Friendfeed | Twitter | SiberKültür Topluluğuna katılın
SiberKultur.com © 2002-2008 Tüm hakları saklıdır. Site üzerinde bulunan her türlü materyal izin almadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.